Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/14392 E. 2017/23101 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14392
KARAR NO : 2017/23101
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, haberleşmenin gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık … Aslan hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 ve CMK’nın 327/2. maddeleri uyarınca beraat eden ve kendisini müdafi ile temsil ettiren sanık yararına ve Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan … vekili ve sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasına, “2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5 madde ve fıkrası uyarınca 1500.00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanık …’ya verilmesine” cümlesinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz gelince;
a-Sanık …’nun katılanlar … ve …’yu imzasız mektuplarla tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, eylemin TCK’nın 106/2-b maddesinde düzenlenen imzasız mektupla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre ise;
aa)Gerekçeli kararda tehdit eyleminin birden fazla gerçekleştiği belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında TCK’nın 43/1. maddesi uygulanmayarak çelişkiye yol açılması,
bb)02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar … ve … vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.