YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3156
KARAR NO : 2017/11728
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü hakkında 11/05/2009 tarihli iddianame ile elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarından açılan kamu davasının yargılaması sonucu, mahkemenin 29/03/2012 tarih, 2009/215 Esas ve 2012/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet, mühür bozma suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği,
Mahkeme kararının temyiz ve itiraz edilmeksizin kesinleşerek infaza verildiği, 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunu’nun 82. Maddesi ile elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu yönünden getirilen değişiklikler üzerine infazın durdurularak uyarlama yargılaması yapılıp, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ile birlikte mühür bozma suçuna ilişkin yeniden hüküm kurulmuş ise de: mühür bozma suçu için verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden 5 yıllık denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlediğine yönelik bir ihbarın ve bu duruma ilişkin bir bilginin bulunmamasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yokmuş gibi hareket edilip bu suçtan da yeniden hüküm kurulmuş ise de:, mühür bozma suçu yönünden kurulan hükmün hukuken yok hükmünde bulunduğu anlaşılmakla, ortada incelenebilecek bir hüküm bulunmadığından ve hükümlünün karşılıksız yararlanma suçları için kurulan hükümleri için ise, kesinleşen hükümlerde 1 Haziran 2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren Yasaların hükümlü lehine olup olmadığının belirlenmesi için yapılan uyarlama yargılanmasının, 5252 sayılı Yasa’nın 9. maddesiyle bir ilgisi bulunmayıp Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2011 gün ve 2011/3-66 Esas, 2011/96 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5275 sayılı Yasa’nın 98. maddesinin uygulanması gerekmesi ve hükümlü hakkında verilen uyarlama kararının da aynı Yasa’nın 101/3. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğundan temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), mercide yanılma nedeniyle CMK’nın 264. maddesi gözetilerek katılan vekilinin isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.