Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2436 E. 2017/4991 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2436
KARAR NO : 2017/4991
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2015 tarih ve 2014/198-2015/754 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankaya yatırdığı paraların kendisine ödenmediğini ileri sürerek bankaya yatırdığı paranın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının mevduatının kendi bankalarında bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Fer’i müdahil … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; zararın oluşmasında davalının kusurunun olduğunu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, off shore hesaba yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkindir. Ancak, dava tarihi olan 29.05.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığını, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.