YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2063
KARAR NO : 2017/19661
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f-son, 62, 52/2-4, 53. ve 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın amcası olan tanık …’un yanında çalıştığı dönemde amcasına ait çeki izinsiz olarak alıp keşide ederek 1. ciranta …’tan araç satın aldığı böylelikle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın yakalama kararı üzerine ifadesinin alındığı sırada, 18/08/2012 tarihinde iddianame okunmadan ve yasal haklarının hatırlatılmadan sorgusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 193/3-b maddesi hükmüne aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlaması,
Kabule göre de;
a- Sanığın savunmasında akrabası olan tanık …’nin iş yerinde çalıştığını, katılanın izni ile daha önce … Mobilya Limited Şirketi adına çekler keşide ettiğini ve bu çeklerin bir kısmının ödendiğini, ayrıca çek keşide etmesi nedeniyle hakkında kamu davaları açıldığını ve beraat kararları aldığını beyan etmesi karşısında, sanığın kastının belirlenmesi bakımından; sanığın daha önce de… Mobilya Limited Şirketi adına başka kişilere de çek düzenleyip düzenlemediğinin, düzenlenmiş ise bedellerinin ödenip ödenmediğinin ilgili bankadan araştırılması, gerekli görülmesi halinde çek alacaklılarının dinlenmesi benzer eylemlerden dolayı açılmış başka davalar bulunup bulunmadığı da araştırılıp dava var ise bu dosyaların celbi ile incelenmesi ve sonucuna göre sanığın suç işleme kastının bulunup bulunmadığı da tartışıldıktan sonra delillerin takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü verilmesi,
b- Sanığın aşamalardaki savunmalarında ”dava konusu çek ile almış olduğu aracı iade ettiği’ belirtmesi, katılanında söz konusu çek nedeniyle meydana gelen zararının bulunmadığının ve katılanın şikayetten vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.