YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8328
KARAR NO : 2017/6899
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, yeğeni … tarafından kandırıldığını, adına şirket kurulduğunu, iş yeri açılışı yaptıklarını, vergi mükellefi noterde gerekli belgeler hazırlandığını, yeğeni … …’ün arkadaşları ile ortak iş kurduğunu ancak açılışı yaptıkları günün gecesi kendisine gelip beraber iş yapmaktan vazgeçtik iş yerini bir hafta sonra kapatıyoruz dediklerini, fakat iş yerini kapatmadıklarını, bir sürü yolsuzluklar yaptıklarını beyan eden savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; yeğeni olan … …’ ün ve vekaletname ile vekil tayin ettiği kişiler …. ve….’ın beyanlarının alınması, suça konu faturaların aslının temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanığın, … …’ün yada vekaletname ile vekil tayin ettiği diğer şahısların eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerektiğinde sahte olduğu iddia edilen fatura içeriklerini düzenlemeye yeter nitelikte işyeri potansiyeli bulunup bulunmadığının araştırılması, kullanan firmalar hakkında varsa düzenlenen vergi raporlarının, karşıt inceleme tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, bu firmalar ve şahıslar hakkında sahte fatura kullanmak suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp, dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin de dinlenerek, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulmasından sonra, toplanan delillere göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.