Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3169 E. 2017/5365 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3169
KARAR NO : 2017/5365
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2014/291-2015/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “PUMA” markası ile şekil, logo, yazı ve sözcüklerden oluşan çok sayıda tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin sınai haklarına ayniyet derecesinde benzerlik gösteren 2013/03690 sayılı tasarım başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı gibi müvekkilinin tanınmış tescilli marka tescilinden doğan haklarını da ihlal ettiğini, davalının müvekkili marka ve tasarımlarından haberdar olmasına rağmen ayırt edilemeyecek kadar benzer olan şekli tasarım tesciline konu etmesinin kötüniyetini gösterdiğini ve bunun haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve 2013/03690 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının tescil başvurusunun kötü niyetli olduğunun ve müvekkili markalarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının bu markaları kullanmaktan men’ine, piyasada ve üçüncü şahıslar elinde bulunan dava konusu markayı taşıyan ürünlerin toplanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkiline ait tasarım başvurusunun yeni olduğunu ve davacının markalarına tecavüz oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 2013/03690 sayılı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğu, davacının marka ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzde bulunmadığı, haksız rekabet yaratmadığı ve kötüniyetli sayılmasını gerektirecek bir kanıt bulunmadığı, buna bağlı olarak ürünün piyasaya sunulması halinde davacının sınai haklarına tecavüz oluşturacağı ve haksız rekabet yaratacağı olgusunun da ispat olunamadığı, kaldı ki piyasaya sunumun gerçekleştiğine ilişkin bir kanıt da bulunmadığı, öte yandan tasarım başvurusunun dava dışı muteriz Nike International Ltd’nin itirazı üzerine tescilinin zaten iptal edilmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.