YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2282
KARAR NO : 2014/16468
KARAR TARİHİ : 24.10.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2011/567-2013/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve dava ihbar olunan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava ihbar olunan şirket arasında müvekkilinin imal ettiği makinelerin …’daki fuarda sergilenmek üzere taşınması konusunda taşıma sözleşmesi imzalandığını, taşıma işinin gerçekleştirildiğini ve müvekkilinin de navlun bedelini ödediğini, ancak bu şirketle aynı adreste faaliyet gösteren davalı şirketin, fuar lojistik bedeli açıklamalı faturaya dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, oysa müvekkilinin davalı şirket ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ve bu nedenle de davalıya borcunun olmadığını, ihbar olunan şirket ile davalının haksız menfaat temini için ortak hareket ettiklerini ileri sürerek, müvekkilinin, davalının başlattığı icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, dava ihbar olunan şirket ile taşıma sözleşmesi imzaladığı, bu şirketin taşımayı alt taşıyıcı sıfatıyla müvekkiline yaptırdığını, taşınan emtianın fuar alanına indirilebilmesi için bir kısım engellerin kaldırılmasının gerektiğini, bu kapsamda fuar alanında hizmet vermeye yetkili şirketten hizmet alınmak zorunda kalındığını, hizmet alımına davacının sigortalı çalışanının da onay verdiğini, icra takibine konu edilen alacağın, yapılan bu harcamalara ilişkin olduğunu, yapılan bu harcamadan davacının sorumlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava ihbar olunan … Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. arasında taşıma sözleşmesi düzenlendiği, taşıma işinin bu şirket tarafından üstlenildiği, karşılığında davacının da taşıma ücretini ödediği ancak ihbar olunan şirketin, taşıma işini fiilen davalının yapması konusunda davalı ile anlaştığı, bu anlaşmanın yalnızca anlaşmanın tarafı olan şirketleri bağlayacağı, dolayısıyla davalının davacı aleyhine takip yapmasının yerinde görülmediği, şayet davalı şirket taşıma hizmeti vermiş ise bu hizmeti ihbar olunan şirkete verdiği, kaldı ki taşıma işleminin gerçekleştirildiği araçların da ihbar olunan şirket adına kayıtlı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konu alacak nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve dava ihbar olunan şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Davanın ihbarı ve davaya müdahale HMK’nın 61. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasa’nın 63. maddesine göre, ihbar olunan, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir. Dava, ihbar olunan … Tic.Ltd.Şti.’ne davalı tarafından ihbar edilmiş, ihbar olunan davaya fer’i müdahil olarak katılmamıştır. Anılan şirkete karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. Karar başlığında ihbar olunan şirketin davalı olarak yazılması da mahallinde her zaman giderilebilecek bir maddi hata olup bu durum ihbar olunanın sıfatında bir değişiklik sonucunu doğurmamaktadır. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ihbar olunan şirketin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan şirketin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 349,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 91,80 TL harcın temyiz eden ihbar olunana iadesine, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.