Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/19430 E. 2017/11796 K. 28.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19430
KARAR NO : 2017/11796
KARAR TARİHİ : 28.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 04.06.2015 gün ve 2014/5430 Esas, 2015/12457 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, haczin gerçekleştiği otelin mülkiyetinin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu hakkında yürütülen iflas erteleme dosyasında görevlendirilen kayyımun uygun görüşü ile gayrimenkulün borçludan devir alındığını, hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,borçlu ile davacı üçüncü kişi arasında yapılan otel satış işleminin muvazaalı olduğunu, davacı üçüncü kişinin, otelin satışı için borçlu şirkete “ön alım hakkı ” vermesinin ve bedava kullanma hakkı tanımasının devrin gerçek bir devir olmadığının kanıtı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece; davacının,dava konusu taşınırların içinde bulunduğu taşınmazı satın alırken borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası olduğu ve tapu kayıtlarındaki hacizlerden borçlunun ödeme kabiliyetini yitirdiğini bilebilecek konumda olması, davacıya ait taşınmazı borcuna karşılık alması,borçlulara taşınmazın geri alım hakkının verilmiş olması, taşınmazın halen borçlu tarafından kullanılmaya da devam edilmesi nedeniyle davacı ve borçlunun diğer alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla hareket ettiklerini gösterdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dairemizin 04.06.2015 gün 2014/ 5430 E. 2015/12457 K. sayılı ilamı ile;dava konusu mahcuzların, üzerinde haciz yapılan taşınmazın (otelin) bütünleyici parçası veya eklentisi olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi refakatinde mahallinde yapılacak keşif incelemesiyle, mahcuzların, taşınmazın davacıya satışına ilişkin sözleşme ekindeki demirbaş listesine uygunluğu denetlenerek, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinde bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davalı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Somut olayda öncelikle; 3.şahıs vekili borçlu hakkında yürütülen İhsaniye Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/132 Esas sayılı iflasın ertelenmesi dava dosyasında görevlendirilen kayyımun uygunluk görüşü ile haczin tatbik edildiğini gayrimenkulün davacı 3.kişiye devrinin gerçekleştiğini, mahkeme onayında da geri alım hakkına değinilmesi nedeni ile borçluya geri alım hakkı tanındığını ileri sürmüş, ancak Mahkemece bu hususlarda bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Muvazaanın sağlıklı bir biçimde değerlendirilebilmesi için öncelikle dava konusu haciz işleminin gerçekleştiği gayrimenkulün devir işlemlerine ilişkin kayyım uygunluk görüşü ile mahkemenin geri alım hakkına da değinen bu yönde kararı bulunup bulunmadığının araştırılarak, ilgili karar ve belgelerin getirtilip incelenmesi, gerektiğinde iflas erteleme dosyası da incelenerek ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacı üçüncü kişi ile davalı banka arasında yapılan satış işleminin muvazaalı olmadığı kanaatine varılırsa, bu kez dava konusu mahcuzların, üzerinde haciz yapılan taşınmazın (otelin) bütünleyici parçası veya eklentisi olup olmadığı hususunda uzman bilirkişi refakatinde mahallinde yapılacak keşif incelemesiyle, mahcuzların, taşınmazın davacıya satışına ilişkin sözleşme ve ekindeki demirbaş listesine uygunluğu denetlenerek, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup hükmün bu yönlerden bozulması gerekirken,sadece yazılı gerekçeyle bozulması doğru olmayıp Dairemiz’in bozma gerekçesine ilave yapılması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.06.2015 gün 2014/ 5430 Esas, 2015/12457 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.