YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13554
KARAR NO : 2017/11792
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, hacze konu mahcuzların borçluya ait olduğunu, iş yeri devrinin alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı işlem niteliğinde olduğunu açıklayarak istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, hacze konu mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu, haciz yapılan iş yerindeki elektrik ve su aboneliğinin borçlu şirket adına olmasının hukuki değerinin olmadığını, müvekkil şirketin borçlu şirketle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz sırasında borçlu şirketin ortağının hazır olduğu, ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste haciz yapıldığı, ibraz edilen faturaların taraflarca her zaman düzenlenebilecek nitelikte olması nedeniyle kesin delil mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu 30.9.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan ….Arıkan’ın üçüncü kişi şirket ortağının kardeşi olduğu, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.
O halde davacı alacaklının İİK 99.maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.