Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/2591 E. 2017/15132 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2591
KARAR NO : 2017/15132
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde, 6763 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı cihetle, somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi kapsamında kalan eylemin kanun değişikliği öncesinde de uzlaştırma kapsamında bulunduğu ve hazırlıkta alınan ifadesinde katılan …’nin uzlaşmak istemediğini beyan etmesi ve yapılan uzlaşma teklifinin de usulüne uygun olması, sanığın ……yaralamaya teşebbüs suçunun silahla işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, Ancak;
1) Sanık hakkında TCK’nin 32/2. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince akıl hastası olduğu anlaşılan sanığa zorunlu müdafii tayin edilerek, müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesi,
2) Mahkemece hükme esas alınan Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nca düzenlenen 10.02.2014 tarihli raporda “kısmi remisyonda psikotik bozukluk” tanısıyla TCK’nin 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu belirtildiği halde, 23.01.2015 tarihli raporda “psikotik bozukluk” tanısıyla hakaret ve tehdit suçundan TCK’nin 32/1. maddesi kapsamında, mala zarar verme ve yaralama suçu açısından ise, TCK’nin 32/2. maddesi kapsamında olduğu belirtilerek çelişkiye düşüldüğü anlaşılmakla, çelişki giderilmeden veya Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmadan çelişkili raporlara dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sonuç cezanın tedbir olduğu gözetilmeyerek, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak hükmedilen TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 22.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.