Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/1397 E. 2017/5986 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1397
KARAR NO : 2017/5986
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 01/02/2017 tarih ve 2017/69-2017/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı HMK 369/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004 yılından beri kullanmakta olduğu “…” ibareli markasının …. sınıflarda tescili için yapmış olduğu 2013/… sayılı başvurunun, davalı şirkete ait 2013/… tescil numaralı “…” ibareli marka gerekçe gösterilerek kısmen reddedilmesine karar verildiğini, “…” ibaresinin uzun yıllardır müvekkil tarafından fiili olarak televizyon programı ismi olarak kullanıldığını ve ayırt edicilik kazandığını, davalının program ile sağlanan tanınmışlıktan haksız faydalanması amacı ile hareket ettiğini, bu durumun müvekkil şirketin eskiye dayalı kullanımı sonucunda oluşturduğu itibarına zarar verebileceğini ileri sürerek markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sunduğu delillerden “…” isimli programın fragmanının 2004 yılında bir kez yayınlandığı, 2013 yılına kadar bu ibarenin hiçbir şekilde kullanılmadığının görüldüğünü, önceye dayalı hak sahibi oluğunun kabul edilemeyeceğini, davacının dosyaya, markanın … tarafından yoğun kullanımını gösteren delil sunamadığını, davacının, “…” ibaresinin marka olarak tescili için 2004 yılından bu yana talebinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 05.07.2004 tarihinde “…” isimli bir televizyon programına başladığı ve bu programın 2004 yılı içinde bir müddet devam ettiği, söz konusu kullanımın 2004 yılından sonra da devam ettiğine dair herhangi bir bilgi veya belge olmadığı, 2004 yılında yapılan bir kullanımın ise 12.05.2013 tarihli davalı fiili kullanımı ile 06.08.2013 tarihli marka tescil başvurusunu engellemesinin mümkün olmadığı, her alanda çok yaygın olarak kullanılan jenerik bir isim olduğu, davacının 556 sayılı KHK’nin 8/3 ve 8/5 maddeleri ve KHK 42 kapsamında hükümsüzlük koşullarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. madddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01/11/2017 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.