YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8914
KARAR NO : 2017/5865
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2015 tarih ve 2014/476-2015/854 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine 11/02/2013 tarihinde gelir koruma sigortası yaptırdığını, işsizlik/geçici iş göremezlik hususunda risklerini teminat altına alındığını, iş sözleşmesi ile çalıştığı … Marketleri A.Ş. isimli işverenin iflas etmesi nedeni ile sözleşmesinin feshedildiğini, bunun üzerine davalı sigorta şirketine ödemede bulunulması için başvurulduğunu, ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını, 13/08/2013 tarihinde noterden ihtarname gönderildiğini, davalının yanıt vermediğini ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihi olan 16/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının çalıştığı şirkette satın alma müdürü olduğu, iflas erteleme kararı alan ve bilahare iki hafta içinde iflas eden dava dışı … firması çalışanlarının yoğun olarak gelir koruma sigortası yaptırmak üzere davalı şirkete başvurup sigorta yaptırdıkları, kurum içi yazışmalar ve davacının kendi konumu itibariyle çalıştığı şirketin zor durumda olduğunu bilebilecek durumda olduğu, bu hususu gizleyerek poliçe yaptırdığı, bu nedenle davalının bu poliçe ile bağlı olamayacağı, davacının doğru bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği, davalının da buna karşılık sözleşme 3. maddesi ve 6102 sayılı Yasa’nın 1439. maddesindeki cayma hakkını kullanmış olması nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosya içeriğinden davacının “Satın Alma Müdürü” olduğu … isimli işvereni tarafından 07.02.2013 tarihinde … … 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/21 esas sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulundukları, şirketin ekonomik buhran yaşadığı, zarar eden mağazalarının kapatılmasının zorunlu olduğu, zararların telafi edilebilecek düzeylerin çok üzerinde bulunduğu konularında 11.02.2013 tarihinde şirket çalışanlarına bildirimde bulunulduğu, keza “www. … .com.tr.” ve “sondakika.com.tr.” isimli internet sitelerinde de 12.02.2013 tarihinde yayımlanan haberlerle işverenin Türkiye’deki 9 mağazasını kapatarak ülkeden çıkacağı, iflas erteleme isteminde bulunulduğu haberleri yayımlandığı, davacının çalıştığı … isimli şirketteki pozisyonuna göre poliçe tanzim tarihi itibari ile işveren şirketin durumunu ve kendisinin işsiz kalacağını bildiği, bu hususun poliçe düzenlenmesi sırasında davalı sigorta şirketinden saklandığı dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, bu hal poliçe şartlarına göre teminat dışında kaldığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY
Dava, gelir koruma sigorta poliçesine dayalı tazminat davasıdır.
Mahkemece, iflas erteleme kararı alan ve bilahare iki hafta içinde iflas eden dava dışı … firması çalışanlarının yoğun olarak gelir koruma sigortası yapmak üzere davalı şubelerine başvurup sigorta yaptırdıkları, kurum içi yazışmalar ve davacının kendi konumu itibariyle çalıştığı şirketin zor durumda olduğunu bilebilecek durumda olduğu, bunu bildiğinden dolayı da sorulan sorulara cevap verirken bu hususu gizleyerek poliçe yaptığı, mahkemece bu yönde kanaat oluştuğu, davacının doğru bildirim yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğu, davalının buna karşılık sözleşme 3. ve 6102 sayılı Yasa’nın 1439. maddesindeki cayma hakkını kullanmış olmasından dolayı davacının tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 11.02.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli “Gelir Koruma Sigorta Poliçesi” düzenlenmiştir. Poliçenin Özel Şartlar 1. maddesine göre, istek dışı işsizlik sigorta konusu ve kapsamındadır. Teminat dışı haller 5. maddede düzenlenmiş, 5.3.2.d maddesinde sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı işsizlik 5.3.2.e maddesinde sigortalı iş sözleşmesinin işveren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenlerle feshedilmesi teminat dışı haller kapsamında sayılmıştır. 3.3.1. maddede, istek dışı işsizlik teminatı sigortalının bir işyerinde çalışırken istem dışı olarak herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işsiz kalması hali olarak tanımlanmıştır. Davacıya çalıştığı işyeri tarafından 19.07.2013 tarihinde tebliğ edilen iş akdinin fesih bildiriminde, şirketin 16.07.2013 tarihinde iflasına karar verilmiş olması fesih nedeni olarak gösterilmiştir.
Davacının iş akdinin feshinden sonra talep ettiği işsizlik sigorta tazminatı, 30.07.2013 tarihli yazı ile sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı olarak işsizliğin gerçekleştiği ve teminat dışı hal bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Poliçe 11.02.2013 tarihinde düzenlenmiş olup, başlangıç saati öğlen 12.00’dir. 18.07.2013 tarihinde davacının çalıştığı … Yapı Malz. A.Ş. tarafından ilgili makamlara açıklama yapılmış ve 11.02.2013 tarihinde saat 21.45’te yönetim kurulu başkanının Türkiye’de finansal zorluk içinde olunduğu ve yeniden yapılandırma süresine girildiğini açıkladığı ve 12.02.2013 saat 18.58’de çalışanlara iflas erteleme talebinde bulunulduğu açıklanmıştır. Gelir Koruma Sigorta Poliçesi başlangıç tarihi ve saati, bu açıklamalardan önce olduğu gibi, henüz iflas kararı yokken tanzim edildiğinden, sigortalının poliçe tanzim edilirken bildiği veya bilmesi gerektiği nedenlere bağlı bir işsizliğin söz konusu olduğu ve bu nedenle teminat dışı bir hal bulunduğu söylenemez. İş akdi feshedilirken iflas nedeniyle feshedilmiştir. Poliçe tanzimi sırasında ise iflas kararı verilmiş değildir, aksine iflas erteleme talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Poliçe tanzim edilirken iflas kararı verilip verilmeyeceği de belli değildir. Teminat dışı olması için, işsizliğin nedeninin, sözleşme yapılırken bilinmesi veya bilinmesi gerekmesi şarttır. Bu husus kanıtlanamamış, istek dışı işsizlik, istem dışı ve herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işsiz kalma olarak tanımlandığına göre, davacının kasıt ve kusuru olmaksızın istek dışı işsiz kaldığı da sabit olmuştur. Sigortalının iş sözleşmesinin işveren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı ve geçerli nedenlerle feshedilmesi hali de teminat dışı olup, buradaki haklı ve geçerli neden, işçinin kusuru veya kastına dayalı bir fesihtir. İşverenin iflas hali bu madde kapsamına da girmemektedir. İş Hukuku kapsamında, işverenin iflası, iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden sayılabilir. Ancak poliçe özel şartları bakımından işverenin iflası, haklı ve geçerli bir nedenle iş sözleşmesinin feshi ve teminat dışı hal değildir, istek dışı işsizlik tanımı kapsamındadır ve teminat dahilindedir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararını onayan Dairenin kararına karşı davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşünüyor ve aksi yöndeki sayın çoğunluk kararına katılmıyoruz.