Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/1183 E. 2017/6058 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1183
KARAR NO : 2017/6058
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2015 gün ve 2014/382 – 2015/191 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/09/2016 gün ve 2015/15417 – 2016/7435 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 01 Temmuz 2007 tarihinde başlayıp 30 Haziran 2009 tarihinde bitmek üzere öğrenci servis hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmenin 5. maddesi gereği davalıya 250.000,00 TL teminat verildiğini, belirtilen hizmetler gerçekleştirilmesine rağmen davalının hizmet bedellerini ödemediğini ileri sürerek, 250.000 TL teminatın iadesini ve ek sözleşmelere istinaden gerçekleştirilen hizmetlerin bedellerinin hesaplanarak şimdilik 5.000,00 TL nin sözleşmelerin bitim tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan aralarındaki sözleşmeden kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı, davacının 250.000,00 TL nakdi teminatı ödediğine dair usul ve yasaya uygun delil sunulmadığı, davacının davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karar davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kararı doğrultusunda, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler kapsamında çıkarılan 03.10.2016 tarihli 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesiyle aynen; 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara re’sen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında
yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.
Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının “670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. Başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz.” hükmü getirilmiştir.
Dava dosyası 675 sayılı KHK’nın 16/1. maddesi kapsamında değerlendirildiğinde davalının 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatıldığı anlaşıldığından davalı hakkında 675 sayılı KHK’nın 16. maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için kararın bozulması gerektiğinden Dairemizin 22.09.2016 tarihli 2015/15417 Esas 2016/7435 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 22.09.2016 tarihli 2015/15417 Esas 2016/7435 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.