YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8774
KARAR NO : 2017/5376
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2015 tarih ve 2014/790-2015/1005 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin ihracat yapacağı …’da bulunan … Company şirketiyle anlaşması gereği anılan firmanın gönderdiği, beş adet çekten üç adetinin tahsile uygun olduğunu belirtip şube masrafı olarak çek başına 100 TL ve banka muhabir masrafı olarak da çek başına 40 USD talep ettiğini, çeklerden sadece 24.07.2013 tarihli 3.875 USD tutarlı çekin tahsil edildiğini, diğer iki çekin tahsil edilemediğini, bu aşamada müvekkilinin hesabından 300 TL ve 120 USD kesildiğini, sonra firmanin gönderdiği yedi adet çekten üç adedinin tahsile uygun olduğunu bildirdiğini, bu üç çekten de 3.238,19 USD ve 843 USD tutarlı iki adedinin tahsil edildiğini, diğer çekin ise tahsil edilememesine rağmen masrafının kesildiğini, böylelikle toplamda 7.956.19 USD tahsilat yapıldığını, ihracat gerçekleştirildikten altı ay sonra davalı tarafından 3.238.19 USD tutarlı çekin cirosunun sahte olduğu yönünde bir muhabir mesajı alındığının bildirildiğini ve bir işlem yapılmadığını, ne var ki davalı banka tarafından açıklama yapılmadan 3.875 USD tutarlı çekin cirosu sahte olduğu için bu bedelin hesaptan çekildiğini, davalının çeklerin ödemeye uygunluk araştırmasını eksik yaptığını, tahsil edemediği çeklerin de ücretini tahsil ettiği halde gerekli ihtimamı göstermediğini ileri sürerek, 3.875 USD ile 200 USD muhabir masrafı ve 500 TL şube masrafının olay tarihinden itibaren ticari faizi ile, 3.000,- TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 3.875 USD tutarlı çekin tahsil edilerek davacı hesabına geçildiğini, ancak çek sahte olduğundan bu bedelin muhabirce hesaptan alınması ile kesildiğini, müvekkilince düzenlenen çek teslim tutanaklarında bu konudaki işleyişin belirtildiğini ve davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunu, masrafların haksız olduğu iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında çek tahsilatına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmeye göre davalı bankanın çekin tahsilini belli bir ücret karşılığı üstlenmiş olup garanti altına girmediği, davalı bankanın bu işler için masraf yaptığı, çek tahsili için gerekli işlemin yapılmasının ücrete hak kazanmak için yeterli olduğu, ticari ilişkinin tarafı olmayan davalı bankanın tahsil ettiği çekle ilgili olarak yurtdışı bankaya sahtecilik nedeni ile çek bedelini ödemesi halinde bunu kendi akidine rücu edebileceği, davalının akde ve bankacılık yasalarına aykırı bir eylem ve işlemi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.