YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19272
KARAR NO : 2014/6136
KARAR TARİHİ : 31.03.2014
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili asıl davada; davalı … tarafından senet borçlusu … aleyhine 3 (üç) adet senede dayalı olarak icra takibi yapıldığını, …’in zeka özürlü olduğunu, müvekkilinin dayısı olan dava dışı …’in baskısıyla bu senetlerin geçerli olduğu düşüncesiyle icra borcuna kefil olduğunu, ancak sonradan borcun geçerli olmadığını öğrendiğini belirterek, müvekkilinin icra kefilliği nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 1 (bir) yıllık süreden sonra dava açıldığı için davanın reddi gerektiğini, ayrıca …’in davacının dayısı olması nedeniyle davacının gerçek durumu bilerek icra borcuna kefil olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyada davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senette asıl borçlu olan …’in zeka özürlü olması nedeniyle senedin geçersiz olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin sözkonusu senetteki kefaletinin de geçersiz olacağını belirterek, müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; birleşen dava dosyasının reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere göre; dava dışı …’in ve …’in davacının dayıları olduğu, asıl davaya konusu senetleri …’in kardeşi olan … ismini yazmak suretiyle imzaladığı, bu senetlere ilişkin davalı tarafça … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/885 esas sayılı icra dosyasında yapılan takipte davacının … kimliğini kullanan … ile beraber 04.03.2009 tarihinde İcra Müdürlüğüne müracaat ederek ödeme taahhütünde bulunduğu, davacının gerçek durumu bile bile icra kefili olduğu, açıklanan nedenlerle birleşen dava dosyasında da davacının iradesinin sakatlanarak takibe konu senede kefil yapıldığı iddiasının doğru olmadığının anlaşıldığı, her iki dosyada verilen tedbir kararlarının infaz edilmesi suretiyle icra takiplerinin durdurulması nedeniyle davalının alacağına ulaşması engellendiği için davalı yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine ve asıl davada 51.500-TL’nin %40’ı olan 20.600-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine, birleşen dava dosyasında da 11.000-TL’nin %40’ı olan 4.400-TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.