Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/4082 E. 2017/10992 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4082
KARAR NO : 2017/10992
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Bozkır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/03/2016 tarihli ve 2016/143 soruşturma, 2016/130 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Seydişehir Sulh Ceza Hakimliğinin 06/04/2016 tarihli ve 2016/252 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 19.09.2017 gün ve 94660652-105-42-1671-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.10.2017 gün ve 2017/53818 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Bozkır Cumhuriyet Başsavcılığınca, müşteki …’un şikayetine konu olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılıklarının 2015/667 soruşturma numaralı dosyası üzerinden yapılan soruşturma işlemleri kapsamında dosyada müşteki sıfatına haiz … ve … tarafından şikayetten vazgeçilmesi nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, müşteki sıfatıyla ifadesi alınan …’un zilyet sıfatına haiz olmadığı dolayısıyla müracaat hakkı bulunmadığı ve aynı olaya ilişkin mükerrer soruşturma yapılmasının mümkün bulunmadığından bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, …, … ve …’un kardeş oldukları, 19 yıl önce vefat eden babalarına ait evde babalarından kalan bakır malzemelerin olduğu, evin anahtarının tüm kardeşlerde bulunduğu ve ihtiyacı olanın bu bakır malzemeleri kullandığı, 10/09/2015 tarihinde …’ın evin etrafında dolaşan iki kişiden şüphelenmesi üzerine eve gittiğinde, evin arka bölümünde bulunan 4 çuval içerisindeki bakır malzemelerin yerinde olmadığını gördüğü, bunun üzerine …ve …’ın şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde Bozkır Cumhuriyet Başsavcılığınca, olay günü müştekilerin yaz aylarında ortak kullandığı evin dışarısında bulunan bakır malzemelerin suça sürüklenen çocuklar tarafından alındığı, köyün dışarısına çıkardıkları akabinde de kolluk kuvvetlerine yerlerini göstererek müştekilere teslim ettikleri, çuvalların ikametin dışında açıkta durduğu, kullanılmayacak vaziyette olduğu, herhangi bir maddi değerinn bulunmadığı, müştekilerin şikayetçi olmadığından bahisle 14/10/2015 tarihli ve 2015/667 soruşturma, 2015/527 karar sayılı kovuştmaya yer olmadığına karar verildiği, bu dosya kapsamından …’un haberder olmadığı, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın da tebliğ edilmediği, müşteki …’un 25/02/2016 tarihinde kolluk kuvvetlerine müracaat ederek 10/09/2015 tarihinde meydana gelen olayda suça sürüklenen çocuklar tarafından alınan bakır kazanlarda hissesinin bulunduğunu belirterek şikayetçi olması karşısında iştirak halinde malik sıfatı bulunan …’un şikayeti üzerine işin esasına girilerek şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde müştekinin şikayet hakkı bulunmadığı ve mükerrer soruşturma yapılamayacağı şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği cihetle, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan şüpheliler … ve … haklarında Bozkır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/03/2016 tarihli ve 2016/143 soruşturma, 2016/130 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Seydişehir Sulh Ceza Hakimliğinin 06/04/2016 tarihli ve 2016/252 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.