YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1529
KARAR NO : 2017/4699
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2015 tarih ve 2015/9-2015/578 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; KKTC’de kurulu Arkın Ventures Ltd Şti’nin % 10 hissesinin davalı adına tescilli olduğunu, davalı tarafından 17.11.2003 tarihli “Taahhütname” ile anılan hissenin bedelinin yarısı müvekkili … tarafından verildiğini, davalı … Semra Levent’in taahhütnamede şirketin adına kayıtlı % 10 hissesinin yarısının …’ya ait olduğunu, şirket ortakları ve genel müdürü Ahmet Arkın ve müdür Mustafa Sandallı’nın bu yapılan işlemlerden bilgisi olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, mezkur hisselerin yarısının müvekkili davacıya ait olduğunun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, müvekkili …’nın 21.08.2014 tarihinde mezkur % 5 hissenin tarafına devredilmesi için davalı …’ye bildirimde bulunduğunu, gereği yapılmadığını beyanla davalı adına tescilli hisselerin yarısının davalıdan alınarak müvekkiline devri ve müvekkili adına tescilini talep etmiş. 01.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile bu hisselerin müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya dayanak yapılan taahhütnamenin düzenleme tarihinin 17/11/2003 olduğu, davalı vekilince davaya cevap süresi içerisinde zamanaşımı def’i ileri sürüldüğü, 06/01/2015 tarihinde eldeki davanın açıldığı, Borçlar Kanununda düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, KKTC’de kurulu dava dışı limited şirketde davalı adına tescilli olan hisselerin yarısının davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Fakat dava KKTC’de kurulu şirketin hisselerinden kaynaklanmakta olup yabancılık unsuru bulundurmaktadır. Hakimin davada uygulanacak hukuku resen belirlemesi gerekmekte olup, taraflarca ileri sürülmese dahi yetkili yabancı hukuk belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde doğrudan Türk Hukuku’nun uygulanması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.