YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1827
KARAR NO : 2017/4594
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/09/2015 tarih ve 2014/675-2015/649 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili taraflar arasında 01.05.2001 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalı tarafından üretilen veya ithal edilen “Arnica” marka ürünlerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki tek yetkili satıcısının müvekkili olduğunu, sözleşmenin 2003 yılı ocak ayında davalı tarafından … 14. Noterliği’nden keşide edilen 30.01.2003 tarih ve 01056 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tek yanlı olarak feshedildiğini, feshin haksız olduğundan bahisle müvekkili tarafından tahkim yoluna gidildiğini, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden davranışları ile müvekkilini zarara uğrattığını ve kendilerine haksız kazanç sağladığını, sözleşmeyi feshettikten sonra müvekkilinin oluşturduğu müşteri portföyüne mal satmaya başladığını, müvekkilinin 100.000 YTL civarında reklam harcaması yaptığını ve bu yatırımdan davalı şirketin yararlandığını, sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalının piyasaya sürdüğü malların garanti belgelerinde müvekkilini distribütör olarak gösterdiğini, böylece müvekkilini hukuki sorumluluk altına soktuğunu ve tüketicileri yanılttığını, sözleşmenin feshedildiği tarihten 30.07.2003 tarihine kadar müvekkilinin işletme zararının 255.189,87 YTL olduğunu, kar kaybının bu hesaba katılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, TTK’nın 61. maddesi gereği hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş; 17.02.2006 tarihli dilekçesiyle de maddi tazminata ilişkin talebinin 999.765,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında uzun bir süre uygulanmış olan sözleşmenin hedeflerine ulaşamadığı ve davacının pazarlama konusunda başarılı olamadığından müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, yerine getirmediği sözleşmeden dolayı zarar iddiasında bulunmasının isabetli olmadığını, müvekkili şirketin haksız rekabet sayılabilecek hiçbir eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı yanın sözleşmenin feshinden sonra iki ay boyunca verilen ilanlarda davacıyı halen distribütörü olarak gösterdiği ve ayrıca davalının satışını yaptığı ürünlerin garanti belgelerinde de davacı adının distribütör olarak yer almasının haksız rekabet teşkil etmesine rağmen, davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle evveki hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarıyla, davanın kısmen kabulüne, davalının haksız rekabetinin tespitine, konusu kalmayan haksız rekabetin önlenmesine ilişkin talebin reddine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, kararın trajı 50.000’in üzerinde gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.