Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/196 E. 2017/11013 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/196
KARAR NO : 2017/11013
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, 01.04.2013 tarihli mühürleme tutanağı ile 12.04.2013 tarihli suç tutanağı arasında sayacın 113 kwh tüketim kaydettiğinin ve kaçak bedelinin 34.65 TL olduğunun belirtilmesi, sanığın ise sayaca bağlı olarak kullanım yaptığını savunması karşısında, sanığın soruşturma aşamasındaki sadece usulsüz kullanımda bulunduğuna ilişkin beyanına aykırı şekilde atılı suçlamayı kabul ettiği şeklindeki kabul ve atılı suçun ne şekilde sübuta erdiği açıklanmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2-05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 Sayılı TCK’nın 168/5. maddesi gereğince: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı vergiler dahil cezasız miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Somut olayda, yasal ihtar olmamasına rağmen katılan kurumun zararı sanık tarafından giderildiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 168/5. maddesi ve CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması,
3-Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 12.04.2013 olarak yazılması gerekirken 20.05.2013 olarak yazılması suretiyle CMK’nın 232/2.c maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer ve üst Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.