Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5856 E. 2017/5143 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5856
KARAR NO : 2017/5143
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/561-2015/683 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı …’nun … Fabrikaları A.Ş’nden satın aldığı emtianın davalının sorumluluğunda taşınmasından sonra alıcısına hasarlı teslim edildiğini, müvekkilinin sigortalıya 3.194,81 USD ödeme yaptığını, rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defiinde bulunduklarını, davaya konu taşımanın fiilen alt taşıyıcı … firması tarafından gerçekleştirildiğini, davacının poliçe kapsamında olmayan bir ödeme yaptığını, dolayısıyla halefiyet şartlarının oluşmadığını, hasara ilişkin taşıyıcı tutanağının bulunmadığını, CMR Konvansiyonu şartlarına göre süresinde hasar ihbarının yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısına 28.08.2012 tarihinde yaptığı ödemeyi müteakip 02.04.2013 tarihinde davalı aleyhine takip başlattığı, davalının 24.04.2013 tarihli tirazı üzerine icra müdürlüğünce 08.07.2013 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın ise 12.12.2014 tarihinde açıldığı, takibin durdurulması kararı davacı vekiline tebliğ edilmemişse de BK’nın 132. maddesinde icra takibinin durdurulmasının zamanaşımını durduran sebepler arasında sayılmadığı, bu nedenle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Hasara konu taşıma …’ten …’ın … şehrine yapılmış olup mahkemece, TTK’nın 855. maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma, yapıldığı güzergaha göre CMR Konvansiyonu, yani “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre zamanaşımı defiinin ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde iç taşımaya ilişkin hükümler içeren 6102 sayılı TTK’nın 855. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.