YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5172
KARAR NO : 2017/7735
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hüküm tarihinden önce 10.11.2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı bilgi ve belge verilemez” hükmü karşısında, sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
a) Suça konu …….. numaralı hatların aynı anda 29/08/2011 tarihinde, …. numaralı hattın ise 11.08.2011 tarihinde düzenlenmiş olmaları karşısında; sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında katılan adına farklı tarihlerde birden çok abonelik sözleşmesi düzenlemekten ibaret fiilleri nedeniyle bir cezaya hükmolunarak, zincirleme suçla ilgili 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezanın artırılması gerekirken tüm fiillerin tek suç olarak kabul edilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 13.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.