Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/879 E. 2015/23827 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/879
KARAR NO : 2015/23827
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davayı vekili, davacı ile belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığını, davacının süre bitiminden sonra yenileme görüşmelerine katılmadığını, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, fazla mesai yapmadığını, hafta tatilleri ile diğer tatil günlerinde çalışmadığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, davalı vekilinin temyizi üzeine Dairemizin 19.03.2014 tarihli ilamı ile, “…Dosya kapsamına göre, dava tarihinin 22/12/2010 tarihi olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile dinlenilmesini istediği tanıkları 31/05/2011 tarihinde mahkemeye bildirdiği anlaşılmaktadır. 27/12/2011 tarihli duruşmada davalı vekiline tanıklarını hazır etmesi veya tanıkları adına davetiye çıkarılması için masraf yatırması konusunda kesin süre verilmiş, davalı vekili de verilen kesin süre içinde masraf yatırmıştır. Davalı vekilinin süresi içinde masraf yatırmasına rağmen bir sonraki duruşmada davalı vekilinin kesin süreye rağmen masraf yatırmadığı belirtilerek dava dosyası hesap raporu tanzim edilmesi için bilirkişiye verilmiştir. 17/04/2012 tarihli duruşmada ise taraflara bilirkişi raporu elden tebliğ edildikten sonra davalı tanıkları dinlenmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, tanıkları dinlenmeden dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin usul yönünden hatalı olduğunu, davacıya yapılan ödemeleri gösterir banka kayıtlarının getirtilmesini istediklerini belirterek maaş bordrolarını dava dosyasına sunmuştur. Mahkemece davalı tanıkları dinlenmeden, sunulan bordrolar getirtilen banka kayıtları değerlendirilmeden düzenlenen rapora itibarla hüküm kurulmuştur. Mahkemece, dinlenen davalı tanık beyanları, sunulan bordrolar, getirtilen banka kayıtları da değerlendirilmek suretiyle usulüne uygun olarak düzenlenmiş bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken bu işlemler yapılmadan alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davalı tanık beyanlarını, banka hesap kayıtları ile bordroları değerlendiren ek rapor aldıktan sonra, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilememesi nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla mesai, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bir hafta 3, bir hafta 4 gün 24 saat çalıştığı, iki haftalık süreçte 7 gün 168 saat çalıştığı ve haftalık 37 saat fazla mesai yaptığı, tüm milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek alacaklar hesaplanmıştır.
Davacının 24 saat çalışıp 24 saat dinlendiği, bu hali ile bir hafta 3 kez, bir hafta kez 24 saat çalıştığı dosya içeriği ile sabittir. Ancak davacının 24 saatlik çalışmada kesintisiz hiç ara vermeden çalışması mümkün değildir. Bu nedenle davacının yaptığı iş, işyerinin özellikleri dikkate alınarak uygun bir ara dinlenme süresinin mahsubu ile fazla mesai süresi ve ücreti hesaplanmalıdır. Hal böyle olunca, yazılı şekilde 24 saatlik çalışmada hiç ara dinlenme düşülmeden yapılan hesaplamaya itibar edilerek fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
Öte yandan davacının çalışma biçimine göre milli bayram ve genel tatil günlerinin tümünde değil ancak yarısında çalışması sözkonusudur. Bu nedenle tüm tatil günlerinde çalıştığı esasına göre alacak hesaplanması doğru olmamıştır. Davacının milli bayram ve genel tatil günlerinin yarısında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmalı, bankadan ihtirazi kayıtsız çekilmesi nedeni ile 2009 yılı Kasım ayına denk gelen Kurban Bayramı ile 2010 Eylül ayına denk gelen Ramazan Bayramı günleri tümü ile dışlanmalıdır.
Kabule göre brüt olarak hesaplanan milli bayram ve genel tatil çalışma ücretinden ödenen net miktarın mahsubu hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.