YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7243
KARAR NO : 2018/1619
KARAR TARİHİ : 22.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
… Denetim Grup Müdürlüğü’nün 2004 yılı defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin 22.05.2006 tarihli VDENY-2006-V-191/28 sayılı yazısını 23.05.2006 tarihinde bizzat tebliğ alan sanığın 15 günlük yasal sürede istenilen defter ve belgeleri ibraz etmeyerek defter ve belge ibraz etmeme suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.11.1999 gün ve 1999/11-273/288 sayılı içtihadında da açıklandığı üzere defter ve belgelerin çalındığı-kaybolduğu-bulunmadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde VUK’nın 139. maddesinde yazılı hususlarla usulüne uygun tebligatın aranmayacağı cihetle; sanığın soruşturma aşamasında defter ve belgelerin kendisinden istenildiği dönemde askerlik görevini yaptığı için bu belgelerin nerede olduğunu bilmediğini, askere giderken vergi dairesine herhangi bir müracaatta bulunmadığını, kovuşturma aşamasında ise 2004 yılında dükkanına hırsız girdiğinden bu defterlerin ve belgelerin çalındığını savunması, Vergi İnceleme Raporunda sanığın yasal süre sonunda istenilen defter ve belgelerin işyerinde hazır bulunduğuna dair bilgi vermediği gibi defter ve belgeleri daireye de getirmediğinin belirtilmesi ve Askerlik Şubesi Başkanlığı’nın 07.09.2006 tarihli cevabi yazısı ile sanığın 22.11.2003 tarihinde terhis olduğunun tespit edilmesi karşısında, 213 sayılı VUK’nın 139/2. maddesinde öngörülen ve incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birinin varlığının dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, ibraz için verilen sürenin bitimini izleyen tarihin suç tarihi olduğu cihetle; sanığa 23.05.2006 tarihinde tebligat yapıldığı ve ibraz için 15 günlük süre verildiği gözetildiğinde suç tarihinin 07.06.2006 olduğu nazara alınarak gerekçeli karar başlığına 2006 olarak yanlış yazılan suç tarihinin 07.06.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı nedenin bulunmadığı, azaltıcı sebeplerin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.