Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/7433 E. 2018/2510 K. 19.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7433
KARAR NO : 2018/2510
KARAR TARİHİ : 19.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanık …’ın basit yaralamadan mahkumiyetine, hakaret ve tehditten beraatine; katılan sanık …’in yaralamadan mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmedilen cezanın tür ve süresine göre, koşulları oluşmadığından CMUK’un 318 maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkındaki basit yaralamadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik katılan sanık … müdafiinin itirazının itiraz mercii Amasya Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/04/2015 tarih 2015/250 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği görülmüştür.
1) Sanık … hakkında katılan …’e karşı hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’a karşı yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Katılan …’ın “sol yanak bölgede sert cisimle travma (+) yüzeysel sıyrık (+), sol bölgede fraktür, hayati tehlike geçirmiştir, kırık 3 orta dereceli, sabit eser yok” şeklindeki adli raporundaki bulgulara göre; katılanın ne şekilde hayati tehlike geçirdiği hususunda şüphe bulunduğundan, katılana ait tüm tedavi evrakları ile birlikte katılanın da muayene edilmek üzere gönderilmesi suretiyle, Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen yaralanmalarla ilgili yeniden adli raporunun alınmasının ardından sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanığın eylemi sonucu, katılanın, silahtan sayılan taş ile hayati tehlike geçirecek ve yüzünde kemik kırığı oluşmasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın sadece en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı sorumlu tutulması, hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, sanığın bu maddelere göre cezalandırılmasından sonra cezasından ayrıca TCK’nin 87/3. maddesine göre arttırım yapılması,
c) Sanığın, katılanı, silahtan sayılan taş ile hayati tehlike geçirecek ve yüzünde kemik kırığı oluşmasına neden olacak şekilde kasten yaralama eyleminde, birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 87/3, 87/1-d maddelerinin) bir arada gerçekleşmesi nedeniyle, TCK’nin 61. maddesine göre temel hapis cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 214/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 19.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.