YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21028
KARAR NO : 2015/22737
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. … ile 1-… 2-…. mirasçıları a-…, b-…, c-… aralarındaki dava hakkında ….. 6. İş Mahkesinden verilen 15.07.2014 günlü ve 2012/293 E.-2014/310 K. sayılı hükmün, Davacı Kurum avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Dosya kapsamında, Kurum sigortalısına bağlanan peşin değerli gelire ilişkin gelir bağlama kararı ve peşin değerli gelir tablosunun onaylı ve okunaklı bir örneği ile iş kazasına maruz kalan sigortalının sürekli iş göremezlik derecesi tespit kararında 07.06.2012 tarihli kontrol kaydının bulunduğu görülmekle, kontrol sonucunda iş göremezlik derecesinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sürekli iş göremezlik derecesi tespit kararının celp edilmesi gereklidir.
2-Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği vet adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Dosyadan, davalılar…. mirasçılarına gıyabi hükmün, Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine aykırı şekilde muhatabın adreste bulunmadığına dair bir kayıt düşülmeksizin ayrıca mernis adresi olup da ikamet adresinde tebligatı almaya ehil ve reşit daimi işçisi sıfatıyla ….adına tebliğ yapıldığı, bu şekilde yapılan tebligatların ise usulsüz olduğu anlaşılmakta olup, Mahkemece; gecikmeye ve yeni bir geri çevirmeye mahal verilmeksizin, verilen gıyabi hükmün davalılar hakkında yapılacak araştırma ile adres kayıt sisteminde yazılı adreslerine Tebligat Kanununun 16-17 ve 21. maddelerine göre usulünce tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3.maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.