YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/897
KARAR NO : 2018/2128
KARAR TARİHİ : 14.02.2018
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2016 tarihli ve 2015/523 esas, 2016/29 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2017 tarihli ve 2017/116 esas, 2017/152 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 12.12.2017 tarih ve 2017/12203 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.12.2017 tarih ve 2017/72080 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Kasten yaralama suçunun 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşmaya tabi suçlar kapsamında düzenlendiği ve somut olayda söz konusu kanun değişikliğinden önce müşteki ve sanığın kollukta alınan beyanlarında uzlaşmak istemediklerini beyan ettikleri anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilamında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmekle birlikte, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği dikkate alındığında, sanık hakkında kasten yaralama suçundan açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hüküm henüz açıklanmadan önce 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesi nedeni ile kovuşturmanın durmasına karar verilerek yapılan yasal değişiklik doğrultusunda dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek düzenlenecek uzlaştırma raporunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesine, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kasten yaralama suçunun 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşmaya tabi suçlar kapsamında düzenlendiği ve somut olayda söz konusu kanun değişikliğinden önce müşteki ve sanığın kollukta alınan beyanlarında uzlaşmak istemediklerini beyan ettikleri anlaşılmış ise de, suçun silahtan sayılan levye ile gerçekleştirildiği iddiasıyla sanığın TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, bu aşamada suçun uzlaşmaya tabi olmadığı ve uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle yapılan işlemlerin geçerli olmadığı, ancak yargılama aşamasında sanığın TCK’nin 86/2. maddesinden cezalandırılmasına karar verildiği, TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmadığı ve suçun artık uzlaşmaya tabi hale dönüştüğü anlaşılmakla; bu aşamada yeniden uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekmektedir.
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yukarıdaki gerekçe ile yerinde görüldüğünden; Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2017 tarihli ve 2017/116 Esas, 2017/152 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 14.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.