Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/892 E. 2018/2138 K. 14.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/892
KARAR NO : 2018/2138
KARAR TARİHİ : 14.02.2018

Silahla kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3, 31/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince 3 yıl denetime tabi tutulmasına dair Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/07/2008 tarihli ve 2008/677 esas, 2008/928 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3, 31/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, dair Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2017/468 esas, 2017/674 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 02.01.2018 tarih ve 2017/11357 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.01.2018 tarih ve 2018/1819 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Dosya kapsamına göre, kayden 01/06/1993 doğumlu olan ve fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmaksızın ve bu hususa ilişkin kararda gerekçe belirtilmeksizin hüküm kurulmasında,
2) 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçlan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” şeklindeki düzenleme gereğince suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaşma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,
3) Kayden 01/06/1993 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 15/03/2008 olan suç tarihinde 12-15 yaş grubu aralığında bulunduğu, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 29/07/2008 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 07/12/2010 tarihinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 29/07/2008 tarihi ile 07/12/2010 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı ve ikinci suçun işlendiği 07/12/2010 tarihinde yeniden işlemeye başlayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hükmün açıklandığı 03/10/2017 tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2017/468 esas, 2017/674 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının CMUK’un 322/1. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 14.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.