YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4074
KARAR NO : 2015/18211
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı-Çeyiz Eşyasının İadesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından (katılma yoluyla) maddi tazminat, ziynet alacağı ve çeyiz eşyası taleplerinin reddi ile vekalet ücreti yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, davacı yararına hükmolunan nafakalar ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Katılma yoluyla temyiz isteği asıl temyiz isteğine sık sıkıya bağlıdır. Davacı eşin ziynet ve çeyiz eşyalarına ilişkin bir temyizi bulunmamaktadır. Bu durumda davacının katılma yoluyla ziynet çeyiz eşyası alacağı davasının reddine yönelik temyiz isteği incelenemeyeceğinden katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm temyiz itirazları yersizdir.
3-Davacının maddi tazminat ve vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b-Mahkemece, tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiştir. Taraflar adli yardımdan yararlandıkları gibi, kendilerine ilgili baro başkalığınca adli yardımdan avukat görevlendirilmiştir. Bu durumda, davada haklı çıkan ve kendisini vekille temsil ettiren yararına vekalet ücretine hükmolunur. Davacı vekilinin ilgili baro tarafından görevlendirilmiş bulunması vekalet ücreti takdir edilerek bunun hâzineye verilmesini gerektirmez. Durum böyleyken; mahkemece davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak, hâzineye gelir olarak kaydedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 3/a-b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı tarafından ziynet alacağı ve çeyiz eşyasına yönelik temyiz itirazlarının da yukarıda l. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
adli yardım talebi ile hükmü temyiz eden davacı temyizinde haklı bulunduğundan temyiz harçları ile diğer temyiz giderlerinin davalı taraftan tahsiline işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.10.2015 (Salı)