YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/125
KARAR NO : 2015/5909
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 gün ve 2011/161-2012/311 sayılı kararı onayan Dairenin 04/09/2014 gün ve 2013/7936-2014/13292 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde mevduat hesapları ile bu hesaplara bağlı yatırım hesaplarının bulunduğunu, hesap özetlerine göre müvekkili adına 50.000 USD’lik yurtdışı şirket yapılandırılmış tahvilinin satın alındığını, bu şirketin iflas ettiğini, davalının bildirim ve kaydı yapılmamış menkul kıymetlerin alımına izinsiz aracılık yaptığını ve mevzuata aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunduğunu belirterek 50.000 USD’den şimdilik 5.000 USD’nin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının dövize uygulanan en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın tahvilleri ihraç eden ve tahvilleri garanti eden yurtdışı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, işlemlerin Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı Kararın 15/d bendi ve Yapılandırılmış Tahviller Alış Satış Talimat Formu’nun 8. ve 16. maddeleri uyarınca davacının verdiği yazılı talimatlara istinaden gerçekleştirildiğini, tüm sorumluluğun davacıda bulunduğunu, müvekkilinin sadece işlemlere aracılık yapılmış olup, yatırım danışmanlığı hizmeti verilmediğini, davacının sürekli olarak bilgilendirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının …’de kurulu şirket tarafından kendi ülkesinde ihraç edilen tahvilin Türkiye’de satışına aracılık ederek sermaye piyasası faaliyetinde bulunduğu, tahvilin Türkiye’de satışa sunulması dolayısıyla Türkiye’de satışı gerçekleştiren kuruluşun ürüne ilişkin her türlü güvenirliği vermek zorunda olduğu, davacıya yatırım hesabıyla ilgili bilgi verilip, düzenli ekstre gönderilmiş olmasının müşteri mutabakatı sayılan işlemlerden kabul edilemeyeceği, yatırım danışmanlığı hizmetinin verilebilmesi için SPK’dan yetki ve izne ilişkin lisansların almasının zorunlu olduğu, davalının yetkisiz ve lisanssız olarak işlem yaptığı, çalıştırdığı personelin eylem ve işlemlerinden sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 5.000 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesindeki döviz faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/09/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.