Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/29046 E. 2015/28552 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29046
KARAR NO : 2015/28552
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 1 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurusunda; senedin arka kısmına yazılan şerh ve sonradan eklenen yazı ile vade tarihinin değiştirilmesi nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığını iddia ederek takibin iptali isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle kendisine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.
TTK’nun 776/1-b maddesine göre bononun, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için, kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini ihtiva etmesi gereklidir. Takibe konu 11.09.2013 düzenlenme tarihli, 15.05.2014 vade tarihli, 15.000,00 TL bedelli senedin arka kısmında … Sok. No:11 parsel 25 de kat 1 daire 4 nolu dairenin satışından sonra ödeme yapılacak, 15/05/2014 tarihine kadar bu daire satılmazsa daire satışı beklenmeden senedin tutarı … tarafından …’a nakden ödenecektir. 15/03/2014” şeklinde şerh bulunduğu ve senedin ödeme tarihinin anılan dairenin satışı koşuluna bağlandığı belirlenmiştir. Bu durumda takibe konu senet, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediğinden, kambiyo senedi vasfını taşımadığı gibi, bu husus borçlu tarafından herkese karşı ileri sürülebilir.O halde mahkemece, borçlu hakkındaki takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.