Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/6955 E. 2018/2144 K. 14.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6955
KARAR NO : 2018/2144
KARAR TARİHİ : 14.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezasından az olamayacağı cihetle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesi gereğince, savunmasının ve ek savunmasınını yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, yakalama kararına istinaden yakalandığı yer mahkemesi aracılığıyla aldırılması suretiyle CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2)Mağdurdaki yaralanmanın derecesi, suç aletinin niteliği ve tehlikenin de ağırlığına göre, 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesi gereğince temel cezanın makul oranda teşdide gidilerek, hükmolunması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde asgari hadden cezanın başlatılması,
3)Sanık hakkında haksız tahrik indirim oranının oluş ve dosya içeriğine göre mağdurdan kaynaklanan haksız hareketin haksızlık boyutu gözetildiğinde TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi gözetilerek asgari (1/4) oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden (1/2) oranında yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
4) Sanığın eylemi sonucunda mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesi nedeniyle yasa maddelerinin tatbiki sırasında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre verilen cezanın TCK’nin 87/1-d maddesi gereğince 1 kat artırılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve sonuç cezanın 5 yıldan az olamayacağı göz önüne alınarak 5 yıla çıkartılması yerine, yazılı şekilde TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre uygulama yapıldıktan sonra TCK’nin 87/1-d-son maddesine göre doğrudan 5 yıl hapis cezası olarak tayini,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.