Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/7472 E. 2018/2202 K. 14.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7472
KARAR NO : 2018/2202
KARAR TARİHİ : 14.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçundan suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanununun 26. maddesiyle 5230 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olduğundan sanığın temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’ kasten yaralama suçundan suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet ilamı bulunduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) Suç tarihinde sanık ve arkadaşı Mehmet ile müşteki … ile arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda sanığın kendisini savunmak için müştekiye salladığı bıçağın mağdurun isabet ettiğini savunması, mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanlarında olayı aralamak isterken sanık tarafından yaralandığını bildirmesi, dosyada mevcut 06.06.2012 tarihli CD İnceleme Tutanağı ve tanık anlatımları karşısında, sanık hakkında TCK’nin 21/2. maddesi gereğince olası kast hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükme esas alınan organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ilişkin raporun uygulamaya göre olay tarihinden itibaren 18 ay sonra alınması yerine olay tarihinden itibaren yaklaşık iki ay sonra alındığı, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi
bakımından mağdura ait tüm tedavi evrakları ve raporlarla birlikte mağdurun en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmanın duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
c) Mağdurun sanık ile müşteki …’ın kavga ettiğini görünce kavgayı ayırmak için olay yerine geldiği ve sanık tarafından yaralandığı olayda mağdurun sanığa yönelik tahrik oluşturacak söz ve davranışının bulunmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.