Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/21961 E. 2015/23297 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21961
KARAR NO : 2015/23297
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, evlilik nedeniyle iş akdinin sonlandığını, çalıştığı süre boyunca davacının yıllık izin kullanmadığını, fazla çalışma, hafta tatili çalışması ve genel tatil çalışması yapan davacıya bu çalışmalarına karşılık ücretlerin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, hiçbir ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, davacı yıllık izinlerini kullanmadığından bahisle yıllık izin ücreti talep etmiş; davalı ise sunduğu belgeler ile davacıya izin kullandırıldığını iddia etmiştir.
Dosyaya sunulmuş 13.3.2011 tarihli “1.3.2011-13.3.2011 tarihleri arasında 12 gün izin kullandım” cümlesi bulunan izin talep formundan davacının belirtilen tarihler arasında yıllık izin kullandığı anlaşılmıştır. Öncelikle yıllık izin ücreti hesaplanırken bu sürenin davacının hak ettiği yıllık izin süresinden tenzil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olmuştur.
Ayrıca, dosyada bulunan 14.5.2010 tarihli İzin İsteği Onayı başlıklı belgeden davacının 17.5.2010 tarihinden itibaren 20 gün süreyle yıllık izin kullanma isteğinde bulunduğu ve işverence bu talebin onaylandığı görülmüştür. Davacının izin talep ettiği günler puantaj kayıtlarında da izinli günler olarak gösterilmiştir. Ancak bu belgeler davacının bu tarihlerde yıllık izin kullanımını ispat etmeye yeterli değildir. Mahkemece yapılacak iş, davacıyı usulüne uygun bir şekilde düzenlenecek davetiye ile duruşmada hazır ederek isticvap etmek ve altında imzası bulunan İzin İsteği Onay belgesine karşı diyeceklerini sormak, izin İsteği Onay belgesinde gösterilen günlerde izin kullanıp kullanmadığı konusunda beyanı alındıktan sonra çıkacak sonucu göre bir karar vermektir. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Genel tatil alacağı takdiri delil niteliğinde olan tanık beyanları esas alınarak hesaplanıp hüküm altına alındığından ve Dairemizce takdiri delil ile hüküm altına alınacak olan genel tatil alacağından takdiri indirimi yapılması gerektiği kabul edildiğine göre davacının hastalık, yıllık ya da mazeret izni gibi çalışmadığı genel tatil günleri bulunma ihtimali gözetilerek uygun oranda bir takdiri indirim yapılarak alacağın miktarının belirlenmesi gerekirken mahkemece takdiri indirimi uygulanmaması da isabetsiz olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.