YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7064
KARAR NO : 2013/3553
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
… ile … aralarındaki alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 28.02.2012 gün ve 749/156 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ile davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili dava dilekçesinde; vekil edeni ile davalının 2004 yılında evlendiklerini, … 3. Aile Mahkemesi’nde 2008/296 Esas 2009/367 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, vekil edeni evlenmeden önce …Konut Yapı Kooperatif’inde 5473 üyelik numarası ile kura neticesinde 848 ada 57 parselde kendisine düşen dairenin …5. Noterliği’nin 02.02.2007 tarih ve 01501 yevmiye numara tarihli sözleşme ile davalı eşine devrettiğini, davalının vekil edenine yaptığı baskı sonucu taşınmazın
kendisine devrini sağlandığını, vekil edeninin evlenmeden önce bu üyelik hakkını 16.10.2001
tarihinde kardeşinden devraldığını, daha sonra davalının eşinden aldığı, bu daireyi kardeşi …’ya verdiği vekaletname ile … 4. Noterliği’nin 23.10.2007 tarih ve … yevmiye numarası ile üçüncü kişiye intikal ettirdiğini, bunu vekil edenlerinden mal kaçırmak kastı ile yaptığını, bundan ayrı evlilik süresi içerisinde … plakalı aracın alınarak davalı adına trafiğe tescil ettirildiğini, kaydın davalı adına bulunduğunu, vekil edenin de bu araca katkısının olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla …plakalı araç bedelinden vekil edeninin payına düşen kısım ile kooperatif payından kaynaklanan toplam 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı yargılama oturumda davanın reddine karar verilmesini istemiş, vekili ise 09.01.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, dava konusu yapılmayan ancak bilirkişi raporunda malların tasfiyesine dahil edilen … plakalı aracın evlilik birliği içinde 2007 yılında satıldığını, birkaç kez el değiştirdiğini, bu aracın davacı tarafça da dava konusu yapılmadığını, kooperatif üyelik hakkından kaynaklanan evin, evlilik birliği içerisinde davalı tarafından davalıya satıldığını, buna yönelik isteklerinin de yersiz ve haksız olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulü ile toplam 5775 TL’nin dava tarihi olan 17.06.2009 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmesi” üzerine hüküm kooperatiften edinilen taşınmaz bakımından tam reddedilen istek yönünden davacı vekili, araçlar ve vekalet ücreti açısından ise davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK.nunca yasal mal rejimi olarak kabul edinilen edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 202, 218, 219, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Taraflar 27.02.2004 tarihinde evlenmiş, 28.03.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve 02.05.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşandıkları belirlenmiştir. Taraflar arasında, evlendikleri 27.02.2004 tarihinde boşanma davasının açıldığı, 28.03.2008 tarihinde kadar başka bir mal rejimi ile seçtiklerini ileri sürmediklerinden yasal mal rejimi olarak kabul edinilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.(TMK.m.202,4722 sayılı K. m. 10). Eşler arasındaki geçerli mal rejimi boşanma davasının açıldığı 28.03.2008 tarihinde TMK’nun 225/2. maddesi gereğince sona ermiştir.
Mahkemece sadece iki araçtan kaynaklanan katılma alacağı (… plakalı araç için 3825 TL, 06 RVK 11 plakalı oto için 1950 TL olmak üzere toplam 5775 TL) konusunda kabul kararı verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu … plakalı araç, 13.04.2006 tarihinde satın alınmış ve davalı eş adına trafikte kayıtlı iken boşanma davasının açıldığı 28.03.2008 tarihinden sonra 23.08.2008 tarihinde davalı tarafından üçüncü kişiye satılmıştır. Söz konusu araç edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu tarihte, taraflarca edinildiğinden, katılma alacağına konu olmaktadır. Yani edinilmiş mal sayılır. Bu nedenle aracın gerçek(sürüm) değerinin TMK’nun 232. maddesi gereğince karar tarihine yakın bir tarihte, yani tasfiyeanına göre (TMK’nun m.235/1) belirlenmesi gerekirken, uzman bilirkişilerce raporun hazırlandığı 07.03.2010 tarihindeki değerini 7650 TL olarak belirlenmesi doğru değil ise de, karar tarihi 28.02.2012 olup, arada geçen sürenin önemli bir değer artışına yol açmayacağı ve malın araç olması nedeniyle hatta değer düşüklüğüne neden olabileceği hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi kuralları gözetilerek belirlenen 7650 TL’nin yarısına ( TMK.m.236/1) isabet eden 3825 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle (TMK’nun 239/3. fıkrası uyarınca katılma alacağına kural olarak karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüş ise de, davalı tarafından bu konuda açık bir temyizi bulunmadığından bu sebeple bozma nedeni yapılmamıştır.) davalıdan tahsiline karar verilmiş olması, Dairecede uygun bulunduğundan davalı vekilinin … plakalı araca yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunmadığından reddi ile buna ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davalı vekilinin … plakalı aracın bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesi ve dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede gerçekten … plakalı aracın davacı tarafından dava konusu yapılmadığı, bu konuda herhangi bir dava ve isteğinin olmadığı belirlenmiştir. Söz konusu araç 27.09.2004 tarihinde satın alınmış, trafikte davalı adına tescilli iken 15.12.2008 tarihinde davalı tarafından üçüncü kişiye satılmak suretiyle elden çıkarıldığı dosyadaki trafik kaydı ve belgelerden saptanmıştır.
HMK.nun 26. maddesi gereğince Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup, ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez. O halde Mahkemece istek dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan … plakalı araçtan kaynaklanan katılma alacağına, hükmedilmiş bulunması HMK.nun 26 (HUMK.nun 74.) maddesine aykırı düştüğünden bozma nedenidir.
Öte yandan, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verildiği halde, reddedilen taşınmazın 1/2’ne isabet eden sürüm değeri üzerinden davalı yararına vekalet ücreti konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Davacı vekilinin ismi yukarıda açıklanan kooperatif yolu ile edinilen taşınmazdan kaynaklanan katılma alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı söz konusu kooperatif üyelik hakkını 19.10.2001 tarihinde … 7. Noterliği’nde düzenlenen 31868 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile kardeşinden devralmıştır. Evlendikleri 27.02.2004 tarihinden sonra 02.02.2007 tarihinde … 5. Noterliği’nde düzenlenen 01501 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile davacı tarafından davalıya bedeli karşılığında devir edilmiştir. Daha sonra davalı kardeşi …’e verdiği vekaletname ile 23.10.2007 tarihinde noterde üçüncü bir şahsa devredildiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle devir sözleşmelerinden anlaşılmıştır.
Dava konusu kooperatif üyelik hakkı davacı eş tarafından evlenmeden önce 19.10.2001 tarihinde kardeşinden devir alınmış, evlenmeden sonra 02.02.2007 tarihinde eşine bedeli karşılığı satılmıştır. Davalı eşin satın aldığı bu kooperatifin üyelik hakkı ve bundan kaynaklanan daire daha sonra 23.10.2007 tarihinde üçüncü kişiye satılmıştır. Dava konusu üyelik hakkı ve bundan kaynaklanan daire edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde davalı tarafından edinilmiş malla (parayla) satın alındığına göre, edinilmiş mal sayılır. Söz konusu kooperatif üyelik hakkının kişisel mal alındığı ileri sürülmediğine göre TMK. nun 219. maddesi gereğince edinilmiş mal olduğunun kabulü gerekir. Belli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir ( TMK.nun 222/1-3. fıkra). Kooperatif üyelik hakkı davacının kişisel malı iken, evlilik sırasında davalı eşine satılmış ve davalı eşte edinilmiş malla (parayla) söz konusu üyelik hakkını devraldığından edinilmiş mal olarak kabulü gerekmektedir.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında, kooperatif üyeliği nedeniyle edinilen ve edinilmiş malla satın alınan taşınmaz 23.10.2007 tarihinde davalı tarafından üçüncü kişiye devredildiği anlaşıldığına göre, Mahkemece yapılacak iş TMK’nun 235/2. fıkrası uyarınca taşınmazın devredildiği tarihteki sürüm değerinin aynı kanunun 232. maddesi gereğince uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılacak keşifte belirlenmesi, belirlenecek değer esas alınarak TMK.nun 236/1. maddesi uyarınca davacının artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olduğu gözetilerek ve istekle bağlılık ilkesi (HMK’nun m. 26)göz önünde tutularak hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle bu istek yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin…plakalı araç ve vekalet ücretine yönelik, davacı vekilinin ise kooperatif üyelik kaydından kaynaklanan taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün …plakalı araç ve vekalet ücreti ile taşınmaza dair hüküm fıkralarına açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümleri yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL’nin davacıdan ve 86,00 TL peşin alınan harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 308,49 TL’nin de davalıdan alınmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.