Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/1905 E. 2015/10289 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1905
KARAR NO : 2015/10289
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun icra mahkemesine yasal 5 günlük sürede yaptığı itirazında, çekin teminat senedi olduğunu ve takip konusu çek nedeniyle borçlu olmadığına ilişkin … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/45-150 Esas ve Karar sayılı dava dosyasıyla borçlu olmadığına karar verildiğini ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece borçlunun borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası sonucu verilen karar kesinleşmiş olduğundan itirazın kabulüne, takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.TTK.nun 599. maddesinde; ” … keşideci, lehtarla doğrudan doğruya arasında mevcut olan münasebetlere dayanan defileri, müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken, bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” hükmü düzenlenmiştir.Menfi tespit davasında kim alacaklı olarak taraf gösterilmiş ise ona karşı hüküm ifade eder. Somut olayda, takip alacaklısı çekte ciranta olup, keşideci ve lehtar hakkında takip yapmıştır. Menfi tespit davası keşideci ile lehtar arasında görülmektedir. Yukarıdaki yasa hükmü gözetildiğinde, alacaklı cirantanın taraf olmadığı menfi tespit davasında verilen karar alacaklıyı bağlamaz. Takip alacaklısı 3. kişi ciranta olup menfi tespit davasının tarafı değildir, bu nedenle anılan karar ona karşı hüküm ifade etmez.O halde mahkemece, borçlunun İİK.nun l69-a/1.nci maddesinde öngörülen nitelikte bir belge ile iddiasını kanıtlayamadığı ve alacaklı tarafından da takip dayanağı çekin teminat senedi olduğuna yönelik bir kabul beyanı bulunmadığı dikkate alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.