YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/805
KARAR NO : 2015/6054
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/11/2014 tarih ve 2013/35-2014/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.03.1998 tarihinde … Ltd. Şti. unvanı ile kurulduğunu, bu tarihten itibaren de “…” ve “…” ibarelerini markasal anlamda kullandığını, “…” ibaresinin davacı tarafından 2001 yılından itibaren geçerli olmak üzere alan adı olarak tescil edildiğini, bu markalarla piyasada tanınır hale geldiğini, davalının ise “…” ibaresini 28.04.2004 tarihinde …’ne 16. 35. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin 556 Sayılı KHK’nin 8/3. maddesi gereğince “…” ibaresi üzerinde üstün bir hakkının olduğu, “…” ibaresinin müvekkili tarafından kesintisiz olarak kullanılması sonucu piyasada ayırt edici nitelik kazandığını ve tanınmış marka olduğunu, “…” ve “…” ibareleri arasında hem görsel olarak hem okunuş olarak hem de telaffuz olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı tarafından tescil edilmiş olan “…” ibaresinin, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuruyla aynı olduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli … markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davanın zaman aşımına uğradığını, “…” ibaresi üzerinde tescil ile öncelik sahibi olduklarını, davacı tarafından 2001 yılında tescil edilmiş olan “…” ibaresinin ise farklı mal ve hizmet sınıfında tescilli olduğunu, markaların yazılış ve okunuşlarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 16. sınıftaki mallar ile 41. sınıftaki hizmetlerin bağlantılı olduğu, bu nedenle davalı tarafın 16. sınıf yönünden markayı kullanması durumunda bu sınıfta yer alan mallar bakımından 41. sınıftaki hizmetler ile aralarında bağlantı bulunduğu intibaının ortaya çıkacağı, davacının tanınmış markasından haksız yararlanmanın ortaya çıkacağı, dolayısıyla davalı adına tescilli markanın ve tescil kapsamındaki 16. sınıftaki emtia yönünden de hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği, 35. ve 41. sınıf hizmetler yönünden de hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu, ortalama tüketicilerin taraflar arasında işletmesel bir bağlantı olduğu hissine kapılacakları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2004/… sayılı … ibareli markanın hükümsüzlüğüne, … sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.