Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/11720 E. 2015/12608 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11720
KARAR NO : 2015/12608
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı, müvekkiline ait çekici ve dorsenin çalındığını, başvuruya rağmen davalı … şirketinin ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.050,00 TL tazminatın zarar tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının, sigortalı araçların çalındığını ispatlayamadığını, araçların rehinli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının doğru ihbar yükümlülüğünü ihlal ettiği, ispat külfetinin yer değiştirdiği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu sigortalı çekici ve dorse üzerinde…Bankası … Şubesi’nin ve …Şubesi’nin rehin hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Mülga 6762 sayılı TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmüne göre, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı ve rehin hakkı sahibi olan…Bankası … Şubesi ve …Şubesi, mahkemece yazılan müzekkereye verdikleri cevaplarda, araç üzerinde rehinlerinin devam ettiğini, borcun ödenmediğini bildirmişler ve davaya muvafakat ettiklerine dair beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda mahkemece, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi doğru değilse de karar sonuç itibariyle doğru olup karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi halinde davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 4. bendindeki “10.054,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “1.200,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.