YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21747
KARAR NO : 2015/22807
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesini ücret alacaklarını alamadığından haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücret alacakları ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, işin yoğun olduğu günlerde fazla mesai yapılmak durumunda işçilerin kış döneminde serbest zaman kullandığını, şirkette genel tatillerde çalışma yapılmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Yasanın 59 uncu maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Dosya kapsamına göre davacı dava dilekçesinde yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek yıllık izin ücreti talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya sunulan imzalı yıllık izin defterine göre 2006 ve 2007 yıllarında 28 gün izin kullandığı belirtilerek yıllık izin ücreti hesaplaması yapılmıştır. Davacı tarafın yıllık izin belgesindeki imzaların kendisine ait olmadığı yönündeki itirazı dikkate alınmamıştır. Ayrıca dosya kapsamında yer alan bir kısım belgelerdeki imzalarında davacının eli ürünü olmadığının ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, yıllık izne ilişkin söz konusu yıllık izin belge asılları davalı şirketten getirtilerek alanında uzman bilirkişiye imza incelemesi yaptırılarak, bu belgelerin gerçekten davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığı hususu duraksamasız belirlendikten sonra bir karar vermektir.
Mahkemece anılan yönler gözetilmeden, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.