Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/20958 E. 2015/22512 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20958
KARAR NO : 2015/22512
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Fatma Kolukısaoğlu ile … ve müşterekleri aralarındaki Muhdesatın Tespiti davasının reddine dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 11.12.2013 gün ve 411/450 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı, tarafların paydaşı olduğu 250 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın miras bırakanı babası Mustafa Güler tarafından yaptırıldığını açıklayarak binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, 05.10.2012 havale tarihli dilekçesiyle davayı kabul ettiğini bildirmiş, ancak duruşmadaki beyanında ise; binanın kayıt maliki … tarafından yaptırıldığını belirtmiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1)-Davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre reddine karar vermek gerekmiştir.
2)- Davaya konu edilen muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmaz için, satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davası mevcut olup, olası kabul kararı sonucu taşınmaz satışa konu olacak, taşınmaz üzerindeki muhdesatla birlikte satılıp, taşınmaz paylı mülkiyete tabi olmakla satış parası hak sahiplerinin tapu sicilindeki payları oranında dağıtıma tabi tutulacaktır. Dolayısı ile satış parası içindeki muhdesat bedelinden, davacı yanında diğer paydaşlar da yararlanmış olacaktır. Oysa davacının açtığı bu tespit davasının kabul edilmesi, muhdesata isabet eden satış bedeli bölümünün tek başına davacıya ödenmesi imkanını sağlayacaktır. Taraflar arasında halen görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası bulunduğuna göre davacının tespit davası açmada HMK’nun 106. maddesinde sözü edilen güncel hukuki yararının varlığı kabul edilmelidir
Mahkemece, binanın (muhdesatın) davacının mirasbırakanı/paydaş tarafından meydana getirildiğinin ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; paydaşlardan … yazılı dilekçesiyle davayı kabul ettiğini bildirmiş, bu beyanından daha sonra dönmüş ise de; HMK’nun 311. maddesinin 2. cümlesi uyarınca bu beyanın irade

bozukluğuna dayandığı usulüne uygun ileri sürülüp iptali sağlanmadığına göre, dönmeye geçerlilik tanınamaz. O halde davalı …’ın kabul beyanı geçerli ve bağlayıcı olduğundan kabule değer verilerek davaya konu edilen taşınmaz üzerindeki muhdesatın satış parasında …’a isabet edecek bölümü üzerinde davacının hak sahibi olacağı şekilde tespit kararı verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün davalı … yönünden BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı reddine, taraflarca HUMK’un 440/III-2. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.