YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8813
KARAR NO : 2018/739
KARAR TARİHİ : 18.01.2018
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayetin Sona Erdirilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın vesayetin sona erdirilmesine karar verilmiş olup hükmün vasi … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davada, 25/03/2013 günlü 2013/71-466 sayılı kararla 30.11.1994 doğumlu … TMK.nun 405. maddesi gereğince kısıtlanarak annesi Sibel Yaşar’ın velayeti altına bırakılmıştır. Kısıtlının 13/04/2016 tarihli talebi üzerine yapılan inceleme sonucu, 18/05/2016 günlü ek kararla kısıtlılık halinin kaldırılmasına, …’nun velayet görevinin sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı, 409. maddesinde ise; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; mahkemece … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 20/04/2016 tarih 1720 sayılı heyet raporu doğrultusunda …’nın kısıtlanmasını gerektirir bir durumun olmadığı gerekçesiyle kısıtlılık halinin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin hükmüne dayanak yapılan … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 20/04/2016 tarih 1720 sayılı heyet raporunda “belirgin patoloji saptanamadı” açıklaması ile vasi tayininin gerekmediği açıklanmış, dosyada bulunan … Üniversitesi … Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 30/01/2013 tarihli raporunda ise; kısıtlanması talep edilen …’da “mental deterdasyon” tanısı konularak, kendi işlerini görecek güce sahip değildir, hastalığı süreklidir, sürekli yardıma muhtaçtır, vasi gerekir, mahkemece dinlenmesinde yarar yoktur denilmiştir. Kısıtlılık halinin kaldırılmasına karar verilen …’nın akıl sağlığına yönelik dosyadaki raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Bu çelişkinin giderilmesi için mahkemece, konu ile ilgili tam teşekküllü bir devlet hastanesinden gerekirse Adli Tıp Kurumundan Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığına dair rapor alınarak çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.