Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/4760 E. 2013/6999 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4760
KARAR NO : 2013/6999
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; kira akdi uyarınca dava konusu boş arsanın oto galeri olarak kullanılmak üzere kiraya verildiğini, kira sözleşmesinin 10.maddesinde kiracının taşınmaza sadece taşınabilir konteynır koyabileceğinin, aksi durumun akde muhalefet teşkil edeceğinin belirtildiğini, kiracının taşınmaz üzerine sözleşmeye aykırı olarak prefabrik bir bina inşa ettiğini, izinsiz olarak yapılmış imalatın eski hale getirilmesi için B.K.nun 256 madde hükmüne göre 3 gün süre içeren … Noterliğinin 10/06/2011 gün ve … yevmiye nolu ihtarname tebliğ edildiğini, davalının ihtarnameye rağmen taşınmazı eski hale getirmediğini ileri sürerek mecurun tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; her ne kadar sözleşmede konteynır olarak belirtilmişse de davalının davacıdan sözlü izin alarak araziye zarar vermeden dava konusu yapıyı yaptığını, arazinin karşısında evi bulunan davacının sürekli kontrol ettiğini, davacının yapım aşamasında zımni ve sarih kabulünün bulunduğunu, arazinin 1. derecede sit alanı olduğunu, davacı izin verse dahi imar izni olmadığından araziye zarar verebilecek bir yapının yapılmasının kanunen imkansız olduğunu, yapının vinç ile kaldırılıp taşınmasının mümkün olduğunu, yapının sökülüp taşınmasının 1-2 günde yapılabildiğini, davanın iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazın tahliyesine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda, akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/01/2011 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile 650 m2 boş arsa niteliğindeki yer kiraya verilmiştir. sözleşmenin 10 maddesinde; “Kiracı mal sahibinin ileride buraya inşaat yapma izni alması durumunda inşaat yapabileceğini bilerek burayı kiraladı. Bu durumda sadece taşınabilir konteynır koyabilir. Aksi durum akde aykırılık teşkil eder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Tarafların serbest iradeleriyle sözleşmeye konulan bu düzenleme geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiracının kira sözleşmesine göre sadece taşınabilir konteynır koyabileceği halde akde aykırı olarak yapı niteliğinde prefabrik bina yaptığını ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda; Davalı tarafından kiralanan da yapılan prefabrik binanın 33, 22 m2 olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunun 5. maddesine göre “bina” kapsamında olduğu, binada elektrik ve su bağlantısı bulunduğu, kiralananın bu şekilde kullanıldığı belirtilmiş olsa da, imalatın kolayca taşınabilir ya da, kalıcı ve yere sabitlenen temelli çatılı bina niteliğinde olup olmadığı, elektrik ve su bağlantısı bulunan konteynır yapılara göre ne gibi farklılıklar taşıdığı konularında yeterince açıklama bulunmamaktadır. Bu nedenle hükme esas alınan ve teknik bilgi içermeyen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece, gerekirse yeniden keşif yapılarak açıklanan bu hususları da içeren yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.