Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/12695 E. 2013/5891 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12695
KARAR NO : 2013/5891
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 05.01.2003 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olan davalının, tahliyenin gerçekleştiği 19.01.2006 tarihine kadar Eylül/2003, Ağustos/2005 ile Ocak, Şubat ve Mart/2006 aylarına ait ödenmeyen 9.000.- USD kira parası ve sözleşmenin 10.maddesine göre aylık %10 üzerinden 22.500.- USD gecikme cezasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında; 05.01.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 10.maddesinde ödenmeyen kira parasına aylık %10 gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin bu hükmünün geç ödeme durumunda uygulanacak akdi faize ilişkin olduğu, davacının takip talepnamesinde %10 gecikme cezasının da tahsilini istediğinden, sözleşmedeki oran üzerinden hesaplanacak gecikme cezası yönünden de davanın kabulünün gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Bilindiği üzere, bir davada, tarafların veya mahkemenin yapmış olduğu bir usul işlemi ile yanlardan biri lehine ve diğeri aleyhine doğmuş ve buna uyulması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulması da bu kapsamda bir usuli kazanılmış hak olup, bozma kararına uyulması ile birlikte, mahkeme tarafından bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde hüküm verme mükellefiyeti doğar. Ne var ki, usuli kazanılmış hakkın da kamu düzeni düşüncesi ile kabul edilmiş bir takım istisnaları bulunmaktadır. Örneğin, kamu düzenine ilişkin yeni bir yasanın yürürlüğe girmesi durumunda bozma ilamına uyulmakla meydana gelen usuli kazanılmış hak hukukta bir değer ifade etmez.
Temyiz incelemesinin yapıldığı aşama itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiş olup, 6101 sayılı Yürürlük Yasasının 2. maddesinde; Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kurallarının, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, keza aynı Yasanın 7.maddesinde; Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesinin, görülmekte olan davalarda da uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir
Derhal uygulanması öngörülen 6098 sayılı TBK’nun 88. maddesinde, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranın, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağı kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen, “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, bozma ilamından sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun kamu düzenine ilişkin 88 ve 120. maddelerinin önceki bozma ilamına uyulmakla, davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakka istisna teşkil ettiği açıktır. Bu durumda mahkemece yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde inceleme yapılıp karar verilmesi gerektiğinden, yazılı şekilde aylık %10 akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.