Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/27036 E. 2015/26569 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27036
KARAR NO : 2015/26569
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, sair fesih iddiaları ile beraber, süresinde satış istenmemesi nedeniyle takibin düşmesine rağmen yapılan ihalenin usulsüz olduğunu ileri sürerek tapunun … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 3805 Ada 32 Parsel’inde kayıtlı arsa vasıflı taşınmaz ihalesinin feshini istemiş, mahkemece, İİK’nun 106 ve 110. maddelerine aykırılık olmadığı ve ihalede zarar unsuru bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.Mahkemece her nekadar İİK’nun 106 ve 110. maddeleri gereğince değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş ise de; takip, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla olup, takip tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK’nun 150/e maddesi gereğince borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren iki yıl içinde satışın istenmemesi ve satış avansının yatırılmaması halinde İİK.’nun 150/e maddesine göre takibin düşürülmesine karar verilecektir.Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 16.8.2010 tarihinde tebliğ edildiği, satış masrafının 07.01.2013’te dosyaya depo edilmiş olduğu, 20.6.2013 tarihinde satış talep edildiği ve icra müdürlüğünce talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği, buna göre, alacaklı tarafından ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde masrafı da yatırılarak yapılmış bir satış talebi olmadığı görülmüştür. Mahkemece, satış talebi tarihi 20.6.2013 olarak doğru tespit edilmiş ise de; satış avansı olarak kabul edilen 30.11.2011 tarihli işlem, taşınmazın kıymet takdirinin yapılmasına ilişkin bilirkişi masraflarına ilişkin olup, bu husus dosyada bulunan 30.11.2011 tarihli tahsilat makbuzunda yazılı “bilirkişi tahsilatı” yazısı ve aynı tarihli alacaklı vekilinin kıymet takdiri için gerekli avansın depo edilmesine ilişkin talep yazısından anlaşılmaktadır. Kaldi ki, satış talebinden önce masraf yatırılması, o tarihte satış talebinde bulunulduğu anlamına da gelmez.O halde, mahkemece, iki yıllık sürede usule uygun satış istenmemesi nedeniyle takip düştüğünden ve takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından ihalenin feshi isteminin kabulü gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan İİK’nun 106 ve 110. maddeleri yönünden inceleme yapılarak sonuca gidilmesi isabetsizdir.SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.