YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5901
KARAR NO : 2018/118
KARAR TARİHİ : 09.01.2018
MAHKEMESİ : … …(KAPATILAN) 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …(Kapatılan) 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2016 tarih ve 2015/112-2016/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının 2008/51343 sayılı “ANKA” ve 2013/45821 sayılı “ANKA” markalarının sahibi olduğunu, davalının … Büyükada’da “ANKA PANSİYON” adıyla konaklama hizmeti verdiğini, “ANKA PANSİYON” ibaresinin davacının tescilli markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olduğunu, davalının bu ibareyi kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu durumun mahkeme aracılığıyla yapılan delil tespiti ile sabit olduğunu ileri sürerek tecavüzünün tespitine ve men’ine, maddi ve manevi tazminata, delil tespiti dosyasında yapılan masrafın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin Ticaret Odasına yaptığı sicil kaydı müracaatında Anka Pansiyon isminin kullanıldığını bilmediğini, ANKA ismini sehven kullandığını, davacının talebi üzerine yapılan delil tespiti sonucunda ismini İNKA PANSİYON olarak değiştirdiğini, bilmeyerek ANKA olarak çalıştırdığı pansiyonun 4-5 ay kadar faaliyette bulunduğunu, bu ismi kullanmakta hiç bir art niyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ticaret unvanının işletmeleri, markanın mal ve hizmetleri birbirinden ayırdığı, ticaret unvanı ile markanın fonksiyonlarının birbirinden farklı olduğu, bir markanın tescilinden sonra marka sahibi kimseyle karıştırma yaratacak biçimde ticaret unvanının tescili ve kullanımından dolayı ticaret unvanının terkininin mümkün olduğu, tescilli unvanın markasal değil, unvan olarak ve tescil olduğu şekilde kullanımı terkin edilinceye kadar hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1. Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece davalı kullanımının tescilli ticaret unvanı şeklinde olduğu, markasal kullanım olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamından davalı kullanımının ticaret unvanını aşar şekilde markasal kullanım niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, markaya tecavüzün tespiti ve men’i davalarında, dava açıldığı sırada tecavüz teşkil eden fiilin ortadan kalkmış olması durumunda dahi tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin sabit olması halinde fiilin gerçekleştiği döneme ilişkin tespit hükmü kurulabileceği, koşullarının oluşması halinde maddi ve manevi tazminata da hükmedilebileceği gözetilmeden yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.