YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1399
KARAR NO : 2018/7
KARAR TARİHİ : 08.01.2018
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.08.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, … İli, … İlçesi, 1643 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı yargılama sırasında dava konusu taşınmazdaki payını dava dışı 3. kişiye devrettiği ve taşınmazda payının kalmadığı, bu nedenle davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı dava konusu taşınmazda bir kısım payını 3. kişiye devretmiş ve 3. kişi davacı yerine geçerek davaya devam etmemiş ise de davacının murisi tapu kayıt maliki …’dan dolayı paydaşlığının devam ettiği düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca; dava konusu taşınmazda 9/19 payı satın alan dava dışı 3. kişiye karşı … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/93 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.