YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15811
KARAR NO : 2015/28461
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 01.04.2013 tarihli kira sözleşmesinin 3. maddesinde belirtilen 7.500 TL güvence bedeli depozito alacağının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin tebliğ üzerine borçlunun borca ve tüm fer’ilerine itirazı sonucu takibin durdurulduğu, alacaklının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece itirazın kaldırılmasına ve alacaklı yararına tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.Yazılı kira sözleşmesinde kiralanan şeyin kiracıya teslim edildiği yazılı ise, böyle bir kira sözleşmesi, sözleşmede kabul edilmiş olan kira alacağı için yapılan takipte, madde 68/1 anlamında borç ikrarını içeren bir belge teşkil eder (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sahife 280-281. ,2. baskı 2013).
Somut olayda; takip dayanağı olan ve taraflar arasında düzenlenen 01.04.2013 tarihli kira sözleşmesinin güvence bedeli depozito alacağına ilişkin hükümleri içeren 3. ve 5. maddelerinin, taraflar arasında karşılıklı edimleri içerdiği, bu haliyle İİK’nun 68/1. maddesinde yer alan ve alacaklıya genel haciz yolu ile takip yapma imkanı tanıyan borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığı görülmektedir. Ayrıca takibe konu borç, kira alacağına ilişkin olmayıp, depozito alacağına dayalı olduğundan İİK’nun 269. maddesinin burada uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Borç da kabul edilmediğine göre, iki tarafa edimler yükleyen sözleşme kapsamında alacaklının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacak miktarının ne olduğu genel mahkemelerde yapılacak yargılama sonucunda belli olacaktır.O halde mahkemece, itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.