YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15939
KARAR NO : 2015/4145
KARAR TARİHİ : 23.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, dava konusu Harput mahallesi 60 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut icrai haczin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın üzerindeki mevcut şerhler ile birlikte idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının sonuna “tapu kaydındaki davalı … hissesinde bulunan icrai haciz şerhinin bedele yansıtılmasına” ibaresinin eklenmesi; yine gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan “adına” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşınmaz üzerindeki mevcut şerhler ile birlikte” ibaresinin eklenmesi ve yine gerekçeli kararın hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan “TESPİTİNE” kelimesinden sonra gelmek üzere “Davalılar lehine 112.861.00 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında ödenen 85.501.70 TL mahsup edildikten sonra geriye kalan 27.359.30 TL’ye 20.11.2012 gününden itibaren karar tarihi olan 04.02.2014 tarihine kadar yasal faizi ile birlikte” ibaresinin eklenmesi suretiyle 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde gözetilerek HUMK.nun 438. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.