YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/228
KARAR NO : 2015/4876
KARAR TARİHİ : 08.04.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2014 tarih ve 2013/445-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı bankanın … Şubesi’nden şirketi adına … kredi numarası ile 2.el araç kredisi kullandığını, 11.06.2013 tarihinde 2. el araç kredisi olarak kullandığı krediyi 181.973,12 TL olarak ödeyip kredi dosyasını kapattığını, 11.03.2013 tarihli hesap kapatma ve ödeme dekontundan da anlaşılacağı üzere şirketi adına borcunun bulunmadığını, kredi hesabını kapatırken şirketten erken kapatma komisyonu adı altında bankanın haksız olarak 9.000 TL tahsil ettiğini ileri sürerek, şirketi adına kendisinden haksız ve mesnetsiz olarak iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde fazladan tahsil edilen 9.000 TL erken kapatma komisyonu adı altında alınan paranın 11.06.2013 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek reeskont faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin tüketici olmadığını, tüketici mahkemesinde böyle bir davanın açılmasının mümkün olmadığını, öncelikle görevsizlik kararı verilerek davaya Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince devam edilmesi gerektiğini, davacının bir tacir olarak Türk Ticaret Kanunu’nun amir hükümleri gereğince basiretli bir tüccar gibi davranma mecburiyeti olduğunu, ticaret yaptığını bu ticarette müvekkil banka ile karşılıklı menfaatler edindiklerini, taraflar arasında herhangi bir hile yada ikrah iddiası olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu krediye ait sözleşmenin incelenmesinde kredinin ticari kredi olduğunun kabul halinde bile davalı tarafça erken kapatma komisyonunun ne oranda ve ne miktarda olacağına ilişkin sözleşmede bir hüküm yer almadığı, ayrıca davalı tarafça alınan masrafın haklı, makul ve belgelendirilmiş olduğuna ilişin dosyada da herhangi bir delil ve belge de bulunmadığı, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafça alınan masrafın fahiş olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen 5.875,31 TL erken komisyon bedelinin 4077 sayılı Yasa’da tüketici kredileri için belirlenen %2’lik erken kapama ücretinin çok üzerinde ve haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ticari nitelikteki kredinin erken kapatılması nedeniyle bankaca tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin haksız olarak tahsili nedeniyle istirdadına ilişkin olup, mahkemece tahsil edilen komisyonun 4077 sayılı Yasa’da düzenlenen %2’lik oranın çok üzerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ticari kredi olup, Tüketici Yasası’nda düzenlenen ve tüketici kredilerine uygulanacak olan %2’lik oranın bu ticari krediye uygulanması doğru olmamıştır. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin erken ödeme ile ilgili maddelerinde yer alan düzenlemelere göre, krediyi kapatma halinde alınacak komisyon ücretinin oranı kararlaştırılmamış bu konuda davalı Banka’ya tek taraflı belirleme yetkisi tanınmış ise de; mahkemece sözleşmede komisyon oranı belli olmadığından diğer bankalardan bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları sorulmamış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonunun diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.