YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/38587
KARAR NO : 2015/25364
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı 01.04.2006 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen otel iş yerinde gözlemeci olarak çalışmaya başladığını, 06.10.2012 tarihine kadar burada çalışmaya devam ettiğini, 1 Nisan – 8 kasım arası sezon dönemlerinde kesintisiz olarak çalıştığını ancak sigortasının kesintiye uğratıldığını , 06.10.2012 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini, davalı iş yerinde haftanın 7 günü çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığını, sabah 06:30 akşam 21:00 arası çalıştığını, en son ücretinin 1.000,00 TL olduğunu belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Davacı dava dilekçesinde haftanın 7 günü sabah 06.30 akşam 21:00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir.
Davalı ise davacının vardiyalı çalışma yaptığını ve davacıya fazla mesai yapıldığında ödendiğini savunmuştur.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından… 2011 yılının Nisan ayının başında davalıya ait otelde mutfak bölümünde gözlemeci olarak çalışmaya başladığını, 2012 yılının Ekim sonunda işten çıkartıldığını, sabah 06.30 da çalışmaya başladıklarını, akşam 18.30’da mesainin bittiğini, haftada 7 gün ayda 30 gün çalıştıklarını beyan etmiş, diğer davacı tanığı … 2010 yılının Mayıs ayının 20’sinde davalıya ait otelde mutfak bölümünde pişi ustası olarak çalışmaya başladığını, 2012 yılının Ekim başında işten çıkartıldığını , sabah 06.30 da çalışmaya başladıklarını , akşam 18.30 da mesainin bittiğini, haftada iki gün Türk geceleri olduğunu, Türk gecelerinde akşam 21.00 e kadar çalıştığını beyan etmiş,; davalı tanıklarından … 2008 yılının Nisan ayının 20’sinden bu yana davalıya ait otelde çalıştığını, davacının sabah geldiğini bilmediğini, departmanlarının farklı olduğunu, ancak kendisi çıkarken davacının restaurant bölümünde çalıştığını gördüğünü, akşam kaça kadar çalıştığını otelde olmadığı için görmediğini beyan etmiş diğer davalı tanığı, … 2006 yılının Eylül ayının 17 sinden bu yana davalıya ait otelde çalıştığını , davacının 2008 sezon başında aynı iş yerinde mutfak bölümünde gözlemeci olarak çalışmaya başladığını, davacının sabah 08.00 de çalışmaya başlayıp, akşam 17.00 de mesaisinin bittiğini beyan etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek davacının 06.30-18.30 saatleri arasında 12 saat çalışıp 1.5 saat ara dinlenmesi yaptığını böylece günde 10.5 saat çalışıp haftanın 7 gün toplam 21 saat fazla mesai yaptığını kabul ederek hesaplama yapmıştır.
Dosyaya getirtilen … Çalışma Kurumu İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen B.13.4.BÖM.1.03.00.00/667/4417 sayılı İnceleme- 110595.07 konulu 28121010111279980070332000 (eski bçm no 110595.07) SGK sicil numarası ile işlem gören …. Köyü …. Mevkii … …. adresinde kurulu bulunan, ….- Hedef Otom. San. Tîc. A.Ş unvanlı işyerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen müfettiş raporunda davacının 2010 ve 2011 yıllarında fazla mesai yaptığının belirlendiği görülmüştür.
Somut olayda mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak hesaplama yapıldığı kabul edilmiş ancak davacı tanıkları 2010 ve 2011 yıllarında davalı işyerinde çalışmaya başladıklarından beyanları ancak çalışmaya başladıkları yıl itibariyle bizzat görgü ve bilgi sahibi oldukları dönem için dikkate alınabileceğinden 2007-2008 ve 2009 yılları için de davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak fazla mesai ücret alacağının hesaplanması hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş davacı ve davalı tanıklarının beyanlarının çalıştıkları dönemi kapsayacak şekilde değerlendirilmesi suretiyle dikkate alınarak fazla mesai ücret alacağı hesabının yaptırılmasıdır.Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.