YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12626
KARAR NO : 2013/5894
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit ve teminat senedinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı kiracı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde kiracı olduklarını, elektrik, su ve kira parası gibi ödemelerin teminatı olarak davalı kiraya verene 70.000.- USD teminat senedi verdiklerini, kiralanan tahliye edildiği halde davalının teminat senedini iade etmediğini belirterek söz konusun senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde, işyerinin 01.10.2009 tarihinde tahliye edildiğini, tahliye tarihinden geriye doğru davacının kira farkı ve ortak gider borçları olduğunu, ortak gider borcuna ilişkin 29.03.2010 tarihli fatura bedelinin ödenmediğini, kira farkı borcunun ise sözleşmedeki artış şartı uyarınca ödenmesi gereken kira bedelinden kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.10.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira parası aylık 9.000.- TL olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin 12. Maddesinde, yenilenen dönemde kira bedelinin Tefe+Tüfe ortalamasına üç puan eklenmek suretiyle bulunacak oranda arttırılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı vekili, karşılıklı mutabakat nedeniyle yenilenen dönemde kira parasının artış yapılmaksızın 9.000.- TL olarak ödenmeye devam edildiğini ve davalının buna karşı çıkmadığını öne sürmüştür. Ne var ki, sözleşmenin tarafları bağlı oldukları sözleşme koşullarına uygun hareket etmek durumundadırlar. Sözleşmedeki artış koşuluna dayalı olarak alacak isteminde bulunan tarafa karşı sözleşme hükmünün değiştirildiğini veya kendisi hakkında uygulanmayacağını ileri süren davacı bu iddiasını sözleşmenin bağlı olduğu şekle uygun başka bir delil ile kanıtlamak durumundadır. Yenilenen dönemde kira artışının ne şekilde yapılacağı sözleşmenin 12.maddesinde belirlenmiştir. Davalı, sözleşmenin 12.maddesi uyarınca geçmişe dönük ödenmemiş kira farkı alacaklarının olduğunu savunmuştur. Eksik miktar üzerinden banka hesabına yatan kira paralarının ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin alınması TBK.nun 104.maddesi açısından borçlu yararına hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece, davalının kira farkı alacağına yönelik isteminin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.